Tüm bildiklerinizi unutun! Gezegenin tarihi baştan yazılıyor

Kızıl Gezegen hakkında araştırmalar her geçen yıl daha da hız kazanıyor. Yapılan son araştırmaya göre tahmin edilenden daha geçekçi verilerle yaşamın izlerine rastlandı.

Tüm bildiklerinizi unutun! Gezegenin tarihi baştan yazılıyor

Mars gezegeni hakkında yapılan çalışmaların belki de en tarihi kısmına tanıklık eden bir dönemde yaşıyoruz. Öyle ki her geçen gün Dünyamız hakkında bilim insanları tarafından yeni bir uyarı yapılırken, çoklu gezegen yaşamını mümkün kılacak umut verici veriler elde ediliyor.

Namıdiğer Kızıl Gezegen Mars, dünyaya hem ölçüleri hem de oluşum süreci açısından en çok benzeyen Güneş Sistemi üyesi. Durum böyle olunca senaryolar, filmler, belgeseller ve en önemlisi keşifler de hep Mars odaklı oluyor. Bu duruma daha yaşadığı gezegeni keşif edemeyen insan tutarsızlığı desek yeri var. Ancak aceleyle gelen risklerin alınması gerektiğini söyleyen Elon Musk’ın çalışmalarına hepimiz aşikarız.

Bildiklerinizi Unutun Diyen Araştırma

Mars meteoritlerinin gezegenin antik geçmişi hakkında ne kadar bilgi içerdiğini anlamak adına simüle edilen yeni bir çalışma, ikiz gezegenimiz Mars’ın yüzey tarihini tamamen yanlış bildiğimizi düşündüren veriler sundu. Daha önce bulunan bir mineral sayesinde gezegen yüzeyinin hep kuru olduğu düşünülüyordu. Fakat suyun yapı taşı olan elementlerden Hidrojen’in de gezegende daha önce bulunmuş olabileceği anlaşıldı. Zamanında yüzeyi okyanus kaplı bir gezegen olma özelliği keşfedilen Mars, zannedildiği gibi tarih boyunca kızıl değilmiş.

Yaşam için suyun yanında başka bir önemli unsur ise fosfor elementi. Nitekim bulunan bu maddenin fosfor üretmeye yardımcı bir mineral olduğu da simülasyonda keşfedildi. Yani yaşam için gereken ikinci koşul, bizden çok önce Mars yüzeyinde olgunluk evresini tamamlamış gözüküyor.

Peki bu araştırma Nasıl yapıldı? 

Bilim adamları, “whitlockite” olarak bilinen mineralin suni bir versiyonunu hazırladılar. Daha sonra, Mars’tan gelen bir göktaşını taklit eden simülasyon üzerinde ikisini birleştirdiler.  Daha sonra malzeme X-ışınları kullanılarak incelendi. “Whitlockite”in bu şoklardan kurutulabileceğini ve Mars'tan Dünya'ya gelmiş olan göktaşlarında yaygın olarak bulunan başka bir minerali oluşturabileceğini keşfettiler. 

Araştırmayı yürüten bilim insanlarından Martin Kunz “Mars’ta an itibariyle ve geçmişte ne kadar su bulunabileceğini ve Dünya’daki suyun kuyruklu yıldızlardan mı yoksa Mars’tan mı geldiğini anlayabileceğiz.” şeklinde konuştu.

Araştırmacılar Mars’ta dünyaya gelen bir miktar “whitlockite” minerali bile bulunsa, Kızıl Gezegen’in yüzeyinin zamanında daha fazla suyu barındırabileceği konusunda hemfikir. Zira “whitlockite” suda eriyebilen bu şekilde fosfor oluşmasını sağlayan bir mineral. 

Araştırma Yetkililerinden Prof. Tschauner, "Malzemenin Mars'ın çekim gücünden kurtulacak kadar hızlı bir şekilde hızlandırılması için çok ciddi bir etkiye ihtiyacınız var," dedi. Bilim adamları gezegenlerin atmosferinden fırlayan parçacıkların şokunu taklit edebilmek için sentetik “whitlockite” örneklerini saatte yaklaşık 1,678 mil hızla ve büyük miktarda basınçla, silahlardan atılan metal plakaların üzerinde patlattı. Ancak gerekli dönüşüm süresinin Dünya şartlarında yalnızca %1’ini taklit ederek tamamı hakkında araştırma sürecine girdiler.

Asıl Soru: Bu Mineral Mars’ın antik döneminde fosfor ile orada yaşamı mümkün kılacak bir ortam sunmuş muydu?

Bilim insanları şimdi Mars’tan gezegenimize gelen göktaşlarını bulup bu sürecin bekledikleri gibi gerçekleşme ihtimalini araştırıyorlar. Kızıl Gezegen’nin yüzey jeolojisini 150-586 milyon yıl yaş aralığında bulunan meteorlardan anlamak zor. Bulunan yeni mineral sayesinde bilim yeni bir keşfin daha kapısını aralamış gözüküyor.

Güncelleme Tarihi: 07 Mart 2017, 18:36

YORUM EKLE