Piramit Haber

Baba adaylarını korkutan 7 kaygı!

Yaşam

Eşiniz size baba olacağınızı söylediğinde duyduğunuz ilk heyecan kimi zaman yerini ebeveyn olmak ile ilgili kaygılara bırakabilir. Öte yandan çevreden duyduğumuz, kendi çocukluk tecrübelerimizden edindiğimiz çok sayıda doğru bildiğimiz yanlışlar da davranışlarımıza yansır. “Peki, nedir baba adaylarının en sık duydukları kaygılar?” diye kadın doğum uzmanımız Op.Dr. Dilek Öztürk’e sorduk

Tecrübelerime göre, kabaca babaları kaygılandıran 7 şeyden bahsedebilirim

Güven Kaygısı
Günümüzde baba adaylarının duyduğu en kemikleşmiş derin korku: Ailemi koruyup onlara güvenli ve düzenli bir hayat sağlayabilecek miyim korkusudur. Birçok bebek sahibi olan ailede anne-baba beraber çalışıp kazanılan iki kişilik bir aileye bölünürken, artık iki gelir üç kişilik bir aileye bölünür. Bazen anneler ilk yıllarda çocuklarını kimseye emanet etmek istemediklerinden, ilk yılları beraber geçirmek istediklerinden gelir bir anda yarıya iner. Bu babaya maddi manevi bir yük olur ve erkek bu kaygıyı dile getirmekte zorlanır. Anne adayı bebek doğmadan bu kaygıyı eşiyle konuşmalı, paylaşmalı ve plan yapmalıdır. Çocuk doğduktan sonra anne bu tarz konuşmaları yapamayacak kadar yorgun ve duygusal olur.
Performans Kaygısı
Baba adaylarının %80’inden fazlasında doğum anında eşlerine yardımcı olamayacaklarına dair korkuları vardır. Bayılmaktan, kusmaktan veya bütün akan beden sıvılarının içinde midelerinin bulanmalarından kaygı duyarlar. Bu korkuların çoğu medyada gördükleri, okudukları ve duydukları hikâyelerden kaynaklanır. Ancak bir gerçek vardır ki: Beklentileri bu yönde olsa bile, genellikle bu beklentileri gerçekleşmez. Zamanı geldiğinde sevdiği kadının yanına duran, elini tutan, ona destek sözcükleri fısıldayan hep babalar olur. Burada sadece kan göremeyen erkekler bir istisna oluşturur. Kan görmeye dayanamıyorsanız doğumhaneden çıkın. Bu sorununuzu göz ardı etmeyin. Çünkü ebe veya hekim o anda bayılan babadan çok anne ile ilgilenmek durumunda kalacaktır.
Ölüm Korkusu
Bir yaşamın başlamasına siz neden olmuşken ve oluşan bu yaşamı adım adım izlerken ister istemez hayatın sonu da aklınıza gelir. Kendi ölüm korkunuz baş gösterir. Artık eskisi kadar genç ve dinamik ve sağlıklı değilsinizdir. Sizin hayatınızı devam ettirecek kişi gelmiştir ve her şey plana göre işlerse siz ondan önce bu dünyaya gözünüzü yumacaksınızdır. Ancak bu çok da erken olmamalıdır. Bu çocuk kendi ayaklarının üzerinde duruncaya dek, onun hayatındaki oluşabilecek tüm sorunları siz çözünceye dek yaşamak zorunda hissedersiniz kendinizi. Bir baba bir keresinde bana şöyle demişti: “Artık ölmeye hakkım yok gibi hissediyorum.”
Eşinizin Sağlığı ve Çocuğunuzun Sağlığı ile İlgili Kaygılar
Doğum oldukça korkutucu bir deneyim. Bu deneyim sırasında sanki sevdiklerinizin başına türlü kötü şey gelebilir gibi hissedersiniz. Sağlıklı bir bebek sahibi olan çevrenizdekilere özenir kendi çocuğunuzun da sağlıklı olması için dua edersiniz. Doğumda her şey yolunda gittiğinde bile kendinizi gizlice bebeğiniz el ve ayak parmaklarını sayarken bulabilirsiniz. Ancak hekiminizin söylediklerini uyduğunuz, doğum ve bebek bakımı hakkında bilgilendiğiniz sürece bu kaygınızı minimuma indirebilirsiniz.
İlişki Korkuları
Babalar eşlerinin çocuklarını kendilerinden daha fazla seveceklerinden ve kendilerini bu özel ilişkinin dışında bırakacaklarından endişelenirler. Özellikle doğumdan sonraki ilk bir iki ayda bebeğin anne sütün emdiği ve anneye %100 bağımlı olduğu aylarda anneler süt artırıcı hormon olan prolaktin düzeylerinin yüksekliği nedeniyle eşleriyle tensel temastan kaçınabilirler. Bu davranış da babaların endişelerini artırır. Bu nedenle bu ayrılığın kısa süreli ve hormonsal nedenli olduğunu bilen babalar bu endişelerini azaltırlar. Çocuğunuz ile oluşturacağınız o özel ilişkiye gelince şunu bilmek gerekir. Anne ve baba olarak çocukla olan ilişkiye farklı güçler katıyorsunuz. Anne çocuğa güven, sıcaklık ve rahatlık sağlarken, baba çocuğa özgürlüğü, birey olmayı ve dünyayı öğretir.
“Kadınsal” Tıbba Karşı Hissedilen Korku
Erkekler jinekolojik masalara, doğumhanelere, içlerinde daha çok kadınların yaşadığı yerlere alışkın değillerdir. Kendilerini rahatsız ve huzursuz hissederler. Sadece seyirci olarak orada bulunmak bile bir erkeğin kaygısını artırabilir. Doğumhaneler baba adaylarının kendilerini rahat hissetmeleri için düzenlenmemişleridir. Önceden bir doğumhaneyi görmüş olmak, doğuma hazırlık kursuna gitmiş olmak ve bu konuyu okuyup araştırmış olmak baba adayını çok rahatlatır ve bulunduğu ortamdan endişe duymamasını sağlar.
Arkadaşlarını ve Özgürlüğünü Kaybetme Korkusu
Bebek doğduktan sonra “sadece aile babası” olması gerektiğine dair bir kaygı duyan baba adayı bu konuyu bebek doğmadan önce eşiyle sakin konuşabilmeli. Bir bebek elbette sorumluluk artışına neden olup zaman kısıtlaması yaratacak. İlk aylarda eşiniz sizden yardım bekleyecek, siz de uykusuz kalacaksınız. Ancak şunu unutmamak gerekir ki siz de eşiniz de kendisine özel bir zaman ayırmaya hakkı olan bireylersiniz. Eşinizin de arkadaşlarıyla buluşmaya, onları görmeye hakkı var. Bu konu doğum öncesi konuşulduğu zaman sorunsuz şekilde doğumdan sonraki ilk aylarda da eskisi kadar yoğun olmasa bile arkadaşlarınızla buluşur onlarla vakit geçirebilirsiniz. Evde oturup bebeğine bakan annelerin de bir tam zamanlı iş yaptıklarını unutmadan karşılıklı olarak birbirinize özgürlükler tanıyabilirisiniz.
Peki doğru bilinen yanlışlar nelerdir?
İlk kez baba olacaksanız baba olmanın ne demek olduğunda dair birtakım varsayımlarınız vardır. Bu varsayımlar genelde kendi babanız ile yaşadığınız tecrübelerinizden ve toplumumuzun baba adayı ile ilgili duyduğunu sandığınız beklentilerden ve yanlış bilgilerden kaynak alır. Toplumda en sık rastlanılan yanlış bilgiler aşağıda okuyacağınız 5 doğru bilinen yanlıştır.
Bebek Bekleyen Kadının Duygu Dünyası Sizinkinden Önemlidir
Eşinizin bedeninde oluşan değişiklikler ve doğum sürecinin ağırlığını onun taşıyacak olması nedeniyle kolaylıkla onun duygularının sizinkilerden önemli olduğuna dair bir kanı uyandırır. Sizin onun fiziksel ve ruhsal sağlığı için duyduğunuz endişe ve bunun için yaptıklarınızın elbette ki bir önemi vardır ancak sizin duygularınız da bir o kadar değerlidir. Erkek baba olacak olmanın heyecanı hakkında rahatlıkla konuşabiliyorken bu durumla ilgili kaygılarını pek paylaşmaz. Eşinizin sizin düşüncelerinizi bilmesi gerekir. Siz hamileliği boyunca ona nasıl destek oluyorsanız o da sizinle kaygılarınız yükünü paylaşmalıdır. Hamile olmak hasta olmak demek değildir. Eşinize duygu dünyanızı henüz hamileyken açın ki bebek doğduktan sonra yaşanılabilinecek küçük pürüzlerin üstesinden beraberce kolaylıkla gelin.
Yeni Doğan Bebeklerin İlk Aylarda Babalarına İhtiyaçları Yoktur
Meme veren eşiniz ile yeni doğmuş çocuğunuz arasındaki yoğun bağ size “Bana ihtiyaçları yok ki” duygusunu yaşatabilir. İnanın ki size ihtiyacı var bebeğinizin. Sesinizle sakinleşmeye, rahatlamaya, güven duymaya ihtiyacı var. Sizinle dünyayı tanımaya ihtiyacı var. Bebeğinizle bağ kurmak için onu kucaklayın, gazını çıkartın, oynayın veya uyutun. Tek dikkat etmeniz gereken bebeğinizin size tüm dikkatini verebilmesi için bunları bebeğiniz doyduktan sonra yapmanızdır. Özellikle meme emdikten sonra bebeği devralmak eşinize de biraz dinlenme fırsatı tanıyacağından ilişkinizi de güçlendirir. Aynı zamanda eşinizin iş yükünü az da olsa azaltmak da bebeğinize dolaylı olarak yardım eder. Varlığınız tüm aileniz için gereklidir.
Erkekler Yeni Doğmuş Bir Bebeğe Bakmayı Bilmezler
Bu toplum içinde kesinlikle yanlış bilinen bir açıklamadır. Ebeveynlik zamanla öğrenilen bir olgudur. Yaşadıkça, okudukça tecrübelenir, çocuklarımızla ilgili daha doğru kararlar veririz. Bebeklerini düşürürüm, zarar veririm korkusuyla kucaklarına alamayan babalar yalnız kaldıklarında ve etrafta yardım edecek kimse yokken bebeklerine en iyi bakan babalar oluverirler. Birçok erkek baba olmanın sorumluluğunu üstlenirken baba olmanın zevkine de varıyor ve bebeğinin büyümesini görebilmek için Avrupa ülkelerinde başlamış bir uygulama olan ücretli babalık izinlerini kullanıyor.
Erkekler Aynı Kendi Babaları Gibi Babalar Olurlar
Kendiniz baba olduğunuzda babanızı daha farklı bir gözle görmeye başlarsınız. Bazen babanızın yaptığını düşündüğünüz hataları tekrarlamaktan korkarsınız. Ancak ebeveyn olmada kendi babanız sizin rol modeliniz olmayabilir. Nasıl bir baba olabileceğinize dair size fikir verebilir. Bebekliğinizden beri sizi yetiştiren, sizi büyüten, sizi seven insanlara bakın. Bunlar teyzeler, halalar, öğretmenler hatta eski komşularınız bile olabilir. Onlardan örnek alarak kendi baba modelinizi oluşturun. Aynı zamanda okuyun ve bilgilenin. Bilgilerinizi, size severek bakan insanlarla ilgili tecrübelerinizi harmanlayarak bir baba olarak kişiliğinizi ortaya koyun.
Bir baba olarak aileniz için en doğru kararları siz vereceksiniz. Baba olmayı hayatın içinde yaşadıkça da tecrübelendiğiniz bölüm olarak görün: Sonsuz imkânların olduğu bir model. Kendi babanızla yaşadıklarınız tecrübelerin güzel taraflarını alıp kendi babanızın aklına gelmemiş birçok alternatif ile renklendirin, çocuğunuza daha olumlu bir model oluşturun.

Sıradaki Haber
Mobil Sayfaya Dön
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.