Piramit Haber

25 Çeşit İş Arkadaşı

Yaşam

Yanınızdaki masada pusuya yatmış ya da köşedeki rahat bir ofiste tembellik yapıyor olabilirler. Sizi her gün internetten rahatsız ediyor ya da geceleri rüyalarınıza giriyor olabilirler. Birlikte çalıştığınız insanlar sizi etkileme, rahatsız etme, size ilham verme ya da sizi mutsuz etme gücüne sahiptirler.

Haftanın 40 saatini (en az!) onlarla geçirmek zorunda olduğunuz için, onları anlamaya da çalışabilirsiniz. Size, nerede çalışıyor olursanız olun karşınıza çıkabilecek en yaygın iş arkadaşı çeşitlerinden oluşan bir rehber hazırladık. Bu iş arkadaşı çeşitleri, her türlü işyerinde bulunur – garanti ederiz ki bu listedeki birkaç kişi size tanıdık gelecektir.

Size hazırladığımız liste, herhangi bir işyerinde rastlayabileceğiniz 25 çeşit iş arkadaşı karakteri, ve bu çılgın iş dünyasında onlarla aynı ortamda bulunurken akıl sağlığınızı nasıl koruyacağınız konusunda size rehberlik edecektir.

1- DEDİKODUCU
Ne Yaparlar:
Belki de işe alım sürecinde bir yanlışlık oldu çünkü Dedikoducu, iş tanımının diğer insanlar hakkında konuşmaktan ibaret olduğu izlenimine sahipmiş gibi görünüyor. Maalesef Dedikoducu, son çıkan ofis skandalının gerçekte doğru olup olmadığını öğrenmek için yaşıyor. Bu kişiler, günlerini başkalarının konuşmalarını dinleyerek, birilerine imalar yaparak ve birilerinin itibarlarını lekeleyerek geçirirler. Dedikoducularla ilgili en önemli şey, “her yerde” olmalarıdır. Dedikoducu işitecek mesafe içindeyken hiçbir konuşma güvenli değildir (onlar kulaklıkla müzik dinliyormuş gibi yapabilirler ama biz işin doğrusunu biliriz).

Nasıl Başa Çıkılır:
Dedikoducuyla başa çıkmak zor olabilir çünkü genelde dışarıdan tatlı ve nazik görünürler –tabii bunu güveninizi kazanıp sırlarınızı öğrenmek için yaparlar. Ve sırrınız onların eline geçtiği anda bütün bahisler açılır ve bir şekilde sırrınız sayesinde hiyerarşide yükselirler. Bizce Dedikoducu’yla başa çıkmanın en iyi yolu onları görmezden gelmektir. Ve ne yaparsanız yapın onlara hayatınızla ilgili ayrıntı vermeyin ya da söyledikleri şeyi başkasına söylemeyin. Birilerinin ilgisini çekebilecek merak uyandırıcı o bilgiyi başkasına aktarmadan önce kendinize sorun: Bu doğru mu? Zararsız mı? Gerekli mi? Eğer değilse, söylemeyin. Onlara cesaret vermeyin!
2- TEMBEL
Ne yaparlar:
Düşünün: Bu insanı hiç gerçekten çok çalışırken gördünüz mü? Hiç mi? Biz de öyle düşünmüştük! Ofisteki düşmanınız, çok çalışıp hiçbirşey yapmamak konusunda bir uzman. Ne olursa olsun, Tembel, başka birinin o iş için ter dökeceğinden emin olacaktır.
Nasıl Başa Çıkılır:
Size önerimiz, bitirilmemiş ve teslim tarihi geçmiş projeleri belgelendirmenizdir. Böylece eğer patronunuz bu konuda bir şey yapmak isterse, mesuliyetin sizde olmadığı belli olur. Durum gerçekten kötüleşirse, o kişiden gelen e-postaları saklayın ki, o kişinin size yardım vaad edip, hiçbir şey yapmadığına dair elinizde kanıt olsun. İyi şanslar, ve sıkı çalışmaya devam edin!
3- DALKAVUK
Ne yaparlar:
Sıkı çalışmak size yeterince kredi sağlamıyor, değil mi? Tanıdık geliyor. Sizi yapışkanla –Dalkavuk diye de bilinir- tanıştırmamıza izin verin. Üst düzey çalışanlarla arkadaşlıklar kurmak en önemli öncelikleridir ve iş arkadaşlarının ne düşündüğünü umursamazlar.
Nasıl başa çıkılır:
Neden biraz da kendi düdüğünüzü öttürmüyorsunuz? Eğer hak ettiğiniz gibi tanınmıyorsanız, ne bekliyorsunuz? Siz de aynısını yapın. Şefinizin ne istediğinizi ve bunu neden hak ettiğinizi bilmesinde hiçbir sakınca yoktur.
4- ŞİKAYETÇİ
Ne yaparlar:
Şikayetçi’nin sızlanması için işin gerçekte ne kadar fazla ya da az olduğu önemsizdir. İşler ister sıkıntıdan patlayacak kadar yavaş olsunlar, ister çıldıracak kadar yoğun, mutlaka durumdan şikayet ediyor olurlar.
Nasıl başa çıkılır:
Dedikoducu örneğinde olduğu gibi Şikayetçi’yi de susturmak imkansızdır. Onları neşelendirmek, çözümler önermek, hatta onlarla birlikte şikayet etmek bile bir işe yaramaz. Ne işe yarar biliyor musunuz? İçten bir cümle (yalnızca gerçekten hissederek söylediğinizi belli ederseniz işe yarar): “Gerçekten kokunçmuş. Bütün bu problemlerle nasıl başa çıkılacağını gerçekten bilmiyorum.” Şikayetçi’yi yalnızca bu konunun gerçekten önemli olduğuyla ilgili bilgilendiriyorsunuzdur –şüphesiz ki önemlidir. Biri onları gerçekten dinlediği için şaşırıp sessizleşeceklerdir.
5- KONTROL MANYAĞI
Ne yaparlar:
Kontrol Manyakları’nın, işyerinde belli bir görev paylaşımı olmasına dair hiçbir fikirleri yoktur. Şirket yazışmalarındaki resmi yazı tipinden bulaşık makinasının nasıl organize edilmesi gerektiğine kadar mutlaka bir fikirleri vardır ve sizin de bunlara dikkat etmenizi isterler.

Nasıl başa çıkılır:
Kontrol Manyağı’nın önemsiz ayrıntılarla uğraştığını ve sizin gerçekten önemli şeylerle uğraşmanıza izin verdiğini hatırlayın. Konrol Manyağı’yla uğraşırken olabildiğince sakin olun: Sabırlı olun, onlara nazik bir biçimde yaklaşın ve çok yavaş konuşun. Kontrol Manyakları dinlenilmeyi isterler ama genelde söyleyecekleri fazla bir şey yoktur. Eğer onları anladığınızı gösterirseniz, büyük ihtimalle sizi bırakır, gidip başka birinin işine karışırlar.
6- UTANGAÇ
Ne yaparlar:
Utangaç’ın sizinle çalıştığından eminsiniz ama onu toplantılarda gördüğünüzü hatırmalıyorsunuz, hele işyerinizin düzenlediği partilerde kesinlikle görmediniz. Bu, Utangaç’ın en iyi yaptığı şeydir –ortadan kaybolmak. Bu kişiyi konuşturmakta çok zorlanırsınız ve onlarla aynı projede çalışmayı kabul ettiğinize pişman olursunuz çünkü iletişim vasfı diye bir özellikleri yoktur.
Nasıl başa çıkılır:
Utangaç’ı antisosyal, verimsiz, çekingen, ya da takım oyunculuğu yapamayan biri şeklinde etiketlemek kolaydır; fakat Utangaç aslında büyük ihtimalle yalnızca içe kapanık bir karaktere sahiptir. Toplantı bitinceye kadar paylaşacak hiçbir fikri olmayabilir fakat paylaştığı fikirler daima iyi düşünülmüş ve kusursuz olacaktır. Eğer böyle olmayacaksa, zaten o fikri paylaşmaya gerek duymaz. Utangaç’tan öğrenebileceğiniz pek çok şey vardır – genelde konuşmadan veya yargılamadan önce düşünmek gibi.
7- DUYGUSAL OYUNCU
Ne yaparlar:
Duygusal Oyuncu için her şey trajik bir operadır. Çalışma masasından gelen iniltiler ve yürek parçalayan haykırışlardan, birinin öldüğünü ya da kazara bilgisayarındaki tüm bilgileri sildiğini düşünebilirsiniz. Fakat genelde bunların hiçbiri doğru çıkmaz. Duygusal Oyuncu’nun özelliği, küçük şeylerden etkilenmeye yatkın olmasıdır. Her türlü küçük şeyden!
Nasıl başa çıkılır:
Duygusal oyuncu bunu kasıtlı olarak yapmaz. Aslında, tüm karanlık mücadelesi kendi içindedir – yalnızca aşırı tepkilerini nasıl içinde tutacağını bilemez. Maalesef (hem onun hem de sizin için) onlara bu hareketlerinden dolayı aniden patlamanız, problemi çözmez ve yine de inlemelerini aşağı yukarı günde bir kez dinlemek zorunda kalırsınız. Eğer duygusal oyuncuya yardım etmek istiyorsanız, olabildiğince az tepki vermeye çalışın, ve “Böyle şeyler olur” deyin. Duygusal Oyuncu’nun, birilerinin, ayaklarını yere basması için bir şeyler söylemesine ve harekete geçmesi için kışkırtılmaya ihtiyacı vardır (eğer elinize bir fırsat geçerse, problemini çözmeyi teklif edebilir ya da yardım edebilirsiniz), yoksa bir anda Şikayetçi’ye dönüşebilirler.
8- HIRSIZ
Ne yaparlar:
Hırsız, cebinizi karıştırmıyor olabilir (umarız!) fakat ödünç aldığı zımbanızı geri vermeyi “unutabilir” ya da ofisteki buzdolabında kalan son yoğurdunuzu yiyebilir. İster zararsız bir kleptoman olsun, ister yalnızca sizden nefret ediyor olsun, en azından fikirlerinizi çalacak kadar zeki değildir – bu, gülümseyip arkadan vuranların alanıdır – fakat yine de sinir bozucudurlar.
Nasıl Başa Çıkılır:
Eşyalarınızın izini sürün! Sahip olduğunuz her şeye adınızı yazın, evet, “her şeye”. Böylelikle, Hırsız sizin olan bir şey üzerinde hak iddia ederse, aslında o eşyanın sizin olduğunu kanıtlayabilir ve geri isteyebilirsiniz. Bir kleptomanı bir şey yürüttüğünde yakalamak kadar utandıracak başka hiçbir şey yoktur.

9- GÜLÜMSEYİP ARKADAN VURAN
Ne Yaparlar:
Gülümseyip Arkadan Vuran, karşılaşma şanssızlığını yaşayabileceğiniz en kötü ofis karakterlerinden biridir. Diğer kötü kişilerin çoğu en azından onlardan kaçınabilmeniz için karakterlerini açıkça sergilerler. Fakat bu kişi, fikrinizi çaldığında ya da yönetime hakkınızda kötü bir şey söylediğinde gerçekten canınızı acıtabilmek için uzun süre arkadaşınızmış gibi davranır. İhanetten daha kötüsü yoktur, değil mi? Bu kişi ihanet konusunda gerçekten ustadır, o yüzden dikkat ediniz.

Nasıl başa çıkılır:
Öncelikle, Gülümseyip Arkadan Vuran’ın kimliğini açığa çıkarın. Maalesef çok geç olana kadar kim olduğunu bilemeyeceksiniz fakat en azından kim olduğunu öğrendiğinizde, ona güvenmemeniz gerektiği konusunda elinizde net bir kanıt olacak. Ne kadar cazip olsa da, bu kişiye asla ama asla güvenmeyin. Gardınızı alın, böylelikle sizi bir daha asla incitemezler.
10- NEŞELİ
Ne yaparlar:
Pazartesi sendromundan yakınıyorsanız ve hafta başladığı için en azından heyecanlı görünmüyorsanız, sizi eleştirmekle kalmaz, suçlarlar da. Neşeli her zaman şen şakraktır, ne olursa olsun. Olumlu bir hava içinde olduğu için onu suçlayamasak da, bütün bu coşku bazen biraz… yorucu olabilir. Bu kişi hiç mi kötü bir gün geçirmez? Ya da çalışmayan yazıcı yüzünden sinirlenmez? Hakikaten insan mıdır acaba? Bu soruya yanıt vermek bazen gerçekten zor olabilir.
Nasıl başa çıkılır:
Onları dikkate almamak bir seçenek olabilir ama orta yol bulmak da bir seçenektir. Bu kişiyi kişisel neşe kaynağınız olarak kullanın – büyük ihtimalle işiniz yüzünden kötü hissettiğinizde sizi canlandırabilir. Hatta Şikayetçi’yle çok fazla zaman geçirdiğinizde sizi neşelendirebilir. Buda’nın da dediği gibi: “Mutluluk paylaştıkça azalmaz.” Ofiste işler her zaman göründüğü kadar sıkıcı değildir, emin olun!
11- KAHRAMAN
Ne yaparlar:
Kahraman, gerçekten muhteşemdir – geç saate kadar ofiste kalır, etkileyici projeler yaratır, yapılan harcamaları azaltır ve genelde şirketi çalışmak için daha iyi bir hale getirir. Kahramanı iş üzerindeyken izlemek biraz yorucu, değil mi? Bu kişiye karşı kıskançlık duymak kolaydır fakat kıskançlık canavarının sizi yemesine izin vermeyin. Kahramanın muhtemelen kendisiyle ilgili paylaşmadığı problemleri vardır.
Nasıl başa çıkılır:
Bu kişinin size yalnızca bir rol model olarak değil, akıl hocası olarak da faydalı olabileceğini düşünün. Öğle yemeğine birlikte çıkmayı teklif edin ve her şeyi birden nasıl yapabildiklerini öğrenmeye çalışın – muhtemelen bunların hepsini yapmak göründüğünden daha zordur. Kıskançlığınız baş edilemez bir boyuta gelirse unutmayın ki herkes yapabildiğinin en iyisini yapmaktadır. Elinizdekilerle mutlu olun ve – şüphesiz Kahraman’ın birçoğuna sahip olduğu – yeni deneyimler edinmeye hazır olun.
12- BAY JARGON
Ne Yaparlar: 
Jargon kullananlar genelde yöneticilerdir – ağaçlarının üstüne tüner ve buyrukları altındaki kişileri korkutmak ya da saygı uyandırmak amacıyla anlaşılmayan kelimeler kullanırlar. Problem şudur ki bu kelimelerin çoğu genelde bir anlam içermez ve bazı durumlarda bilgisizliklerini ve acizliklerini saklamak için bu kelimeleri seçerler. Ayrıca, Jargon kullananlar yüzünden işyerindeki üretim büyük ölçüde yavaşlar – insanların neredeyse %75’i her hafta bir saatten fazla bir süreyi Bay Jargon’un ne dediğini çözmeye çalışarak geçirir.
Nasıl başa çıkılır:
Bu kişiyle başa çıkmak istiyorsanız, önce onun dilini öğrenmelisiniz. Söylediği bir şeyin ne anlama geldiğiyle ilgili bir sorununuz varsa, sorun! Teknik ifadelerin hepsi anlamsız değildir – bazıları gerçekten ilerlemenize yardımcı olabilir.13-
FAZLA BİLGİ PAYLAŞAN
Ne yaparlar:
Geçen geceki ateşli randevu mu? Utanç verici sağlık sorunları mı? Dramatik aile problemleri mi? Konu ne olursa olsun, iş arkadaşınız sizi bilgilendirmekten dolayı fazlasıyla mutluluk duymaktadır. Bu kişi neyin iş yeri için uygun olduğunu ya da diğer kişilerin ne kadarıyla ilgilendiğini öğrenememiştir. Bazen birinin (çok) özel yaşamıyla ilgili bir şeyler öğrenmek eğlenceli olabilir fakat genelde rahatsız edicidir ve kesinlikle profesyonelce değildir.
14- SEX BOMBASI

Ne Yaparlar:
Bu kişi belli ki iş için uygun olan kılık kıyafetin ne olduğunu bilmemekte ve belki de işyerini gece kulübüyle karıştırmaktadır. Bazen bu kişi size üst mevki yöneticileri tarafından, şirketinizin cinsel taciz politikasına uyumluluğunu sınamak için gönderilmiş gibi gelse de, onlar da gerçekten ortalama çalışanlar kadar bilgisizdirler. Böyle davranmalarının sebebi ya budur, ya da ilgiye doyamamaktadırlar. Sebebi ne olursa olsun, göze batan bu görüntüye karşı hazır olun.
 

Nasıl başa çıkılır:
Eğer o kişinin şefi değilseniz, o kişinin şefini uyarmaktan ya da müdürünüzden Seks Bombası’nın müdürünü uyarmasını istemekten başka yapabileceğiniz pek bir şey yoktur. Eğer siz Seks Bombası’ndan rahatsız olduysanız, başkaları da aynı şekilde rahatsız olmuş olabilir.
15- GEVEZE
Ne yaparlar:
Konuşurlar. Konuşur, konuşur, konuşur konuşurlar. Gevezeler konuşmaktan başka bir şey yapmazlar. İster dinleyen biri olsun ister olmasın, Geveze’lerin mutlaka söyleyecek bir sürü şeyi vardır. Düşüncelerini kendilerine saklayamayan insanlardan biri olan bu ilginç tipler, akıllarından geçen her türlü ayrıntıyı bilmek istediğinizi düşünürler.
Nasıl başa çıkılır:
Geveze’ye bir zaman limiti verin. “Beş dakika içinde önemli bir telefon görüşmesi yapmam gerek” gibi bir cümle, harikalar yaratabilir. Aynı zamanda kibarca sözünü kesip, “Bir şey sorabilir miyim?” ya da “Şimdiye kadar söylediklerine cevap vereyim” diyerek konuşma üzerinde kontrol sahibi olmayı deneyebilirsiniz. Ya da son çare olarak “Üzgünüm, ama gerçekten gitmem lazım” diyebilirsiniz. Eğer bunlardan hiçbiri işe yaramazsa, Geveze etraftayken kullanacağınız kulaklıklar, en iyi arkadaşınız halini alabilir. İş yeriniz kulaklığa izin vermiyorsa, Geveze’lere dikkatinizi vermemek için elinizden geleni yapın.
16- ARKADAŞ CANLISI
Ne yaparlar:
Bu kişiler, iş yerindeki herkesin arkadaşları olması gerektiğini düşünür; onların bundan henüz haberleri olmasa da. İletişim kurmak için yaratılmış olan bu kişiler yalnızca sizden hoşlanmakla kalmazlar – sizi severler de. Bir iki gün sonra ya da sizin onun ilerlemesine katkı sağlayamayacağınızı anladıklarında, o zamana kadar size sergiledikleri arkadaş canlısı tavrı gidip başkalarına sergilerler. Özellikle çoğumuzun mümkün olduğunca çok arkadaş edinmeye ihtiyacı olduğu iş yerinde en kötüsü, sahte arkadaşlardır.
Nasıl başa çıkılır:
Bu durumda birazcık rahatlamak en iyisidir. Biraz muhabbetin kimseye zararı olmaz, öyle değil mi? Onlara yalnızca arada sırada dostça davranmaya çalışın; en yakın arkadaşları olmak zorunda değilsiniz. Ve eğer bu kişiyi kendi tarafınıza çekerseniz, kim bilir başka nasıl arkadaşlıklar kurabilirsiniz. Yalnız bu kişinin gizli bir Dedikoducu olmamasına dikkat edin. Her zamanki gibi, iş yerinizde özel hayatınızla ilgili ayrıntıları paylaşırken dikkatli olun.
17- PARTİ ÇILGINI
Ne yaparlar:
Ofis partileri kesinlikle üst düzey çalışanlarından başka çalışanların da ön plana çıktığı yerlerdir fakat iş gezilerinde, uzun öğlen yemeklerinde ve öğleden sonra gidilen en yakın bar gibi yerlerde kendilerini aptal durumuna da düşürebilirler. Hey, en azından iyi vakit geçiriyorlar, değil mi? Maalesef hiç de değil. Parti Çılgını’nın maskaralığı çabucak unutulabilir fakat masa üstünde yapılan dans olayı dışarıda da duyulursa, şirketin adı lekelenebilir.
Nasıl Başa Çıkılır:
En iyi savunma, dijital kamerayla yapılacak iyi bir saldırıdır! Bu kişinin en çılgın olduğu anları kaydettiğinizden emin olun ve bunu duyurun (özellikle de yöneticilere!). Gerçekten de bu kişi hakkında yöneticilere kötü görünmeden yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Zaten çılgınca davranarak bunu kendisi istemiştir.
18- BAY/BAYAN MÜKEMMEL
Ne Yaparlar:
Bu kişiler ister gerçekten çok çalışan ve pek çok yeteneği olan insanlar olsun, ister gökyüzünden inmiş gerçek birer melek, ister doğuştan her açıdan mükemmel yaratılmış kişiler olsunlar, fark etmez. Ne olursa olsun sizin kötü görünmenize sebep oluyorlar. Bazı kişilerin aksine siz hatalarınızdan öğrendiklerinizle buraya kadar gelmiş olabilirsiniz. Şirket çapında utanç duygusunu, bir kere dahi olsa yanılmayan birisinden daha çabuk ateşleyebilecek başka hiçbir şey yoktur. Bu durum bir süre sonra sinirlerinizi bozmaya başlar ve kendi performansınızdan endişe etmeye başlarsınız.
Nasıl başa çıkılır:
Kendi işinize odaklanmak moralinizi büyük ölçüde yükseltecektir. Eminiz yapmakta usta olduğunuz bir şey vardır. Kendinize bunu göstermek için bir fırsat verin. Hem sonuçta işverenler çalışanlarında bir parça insanlık olmasını da takdir edecektir.
19-BİLGİSİZ
Ne Yaparlar:
Bu kişilerin en iyi yaptığı şey, tamamen şaşırmış görünmektir. En basit görevler, en kolay prosedürler – her şey bu kişinin kafasını karıştırabilir. Sabahları işin yolunu bulmuş olmaları bile bir mucizedir. Bazen şaka yaptıklarını düşünüyor olsanız da hepsi doğrudur: Bu kişinin, işi nasıl yapacağı hakkında hiçbir fikri yoktur. Ve maalesef bu kişinin yaptığı yanlışları düzeltecek kişi sizsinizdir. Bilgisiz kişilerin muhteşem hatalarını izlemek eğlenceli olsa da, yanlışlarını düzeltmek kısa bir süre sonra can sıkıcı olacaktır.
Nasıl başa çıkılır:
Öncelikle derin bir nefes alın. Bu kişiyle savaşınızda sabır en önemli silahınız olacaktır. Aynı şeyleri otuzuncuya anlatmaktan nefret ediyor olabilirsiniz ama büyük ihtimalle onlar bundan daha çok nefret ediyorlardır. Biraz acıma ve şefkatle büyük bir ilerleme kaydedebilirsiniz. İkincisi, bu kişiye göz kulak olarak ne kadar zaman harcadığınızı şefinize bildirin. Harcadığınız ekstra zaman ve çabanın boşa gitmesine izin vermeyin!
20- ANNE FİGÜRÜ
Ne Yaparlar:
Ofisiniz yetişkin insanlarla dolu olsa da, Anne Figürü (erkek de olabilirler kadın da – bize güvenin) fiziksel ve zihinsel olarak herkesle ilgilenmek için orada olduğunu düşünür. Birazcık burnunuzu çekseniz hemen modası geçmiş bir tedavi tavsiye ederler ya da kötü hissettiğinizde gelip rahatlatırlar. Anne figürü her zaman oradadır, isteseniz de istemeseniz de.
Nasıl başa çıkılır:
Anneyle aranıza sınır çizmelisiniz. Geveze kişilerle olduğu gibi, Anne de yalnızca ilgi çekmek ve hayatınızın bir parçası olmak istiyordur. Bunu bir çeşit iltifat olarak düşünün ama aynı zamanda size hemşirelik yapmaları konusunda baskı altında kalmayın. “Beş dakika içinde önemli bir telefon görüşmesi yapmam gerek” cümlesi eski moda ama hayat kurtarıcıdır.
21- ŞAKACI
Ne yaparlar:
Kendilerince çok komik olan bu kişiler maalesef her gün ofise “hayat” ve “eğlence” getirirler. İşin aslı bütün çabaları basit şakalardan, komik olmayan maillerden ve rahatsız edici grup aktivitelerinden oluşan, bitmek bilmeyen bir gösteridir. Zorlama kahkahalardan yoruluyor musunuz? Muhtemelen siz de diğerleri gibi şakalaşmalardan hoşlanıyorsunuzdur fakat Şakacı bu kavramı tamamen başka bir boyuta taşıyıp herkesi rahatsız ediyor ve neşeli olmak adına üretkenliği düşürüyordur.
Nasıl başa çıkılır:
Şakacı’nın yalnızca ortamı hareketlendirmeye çalıştığını aklınızda tutun ve siz de gerçekten komik olan birkaç espri yapın. Ofiste şaka yapmak hassas bir konudur, bu yüzden ne tarz şakalar yapabileceğinizi görmek için bazı kaynaklara göz atın. Eğer dengeyi sağlarsanız, ofistekilerin geri kalanı da size uyum sağlayacaktır.
22- MODA TAKİPÇİSİ
Ne yaparlar:
Bu kişiye patronunuzun ne kadar maaş verdiğini düşünmeye başlamışsınızdır çünkü sürekli giydiği, tasarımcılara ait giysiler bedava olamaz. Alışveriş yapmak, bu kişi için çalışmaktan daha önemlidir. Öğlen yemeğini uzatarak bu süreyi alışveriş merkezinde geçirir ya da çalışma saatleri içinde internetten butiklere göz atar. Giyeceği bir sonraki şeyin ne olacağını görmek eğlenceli olsa da, bu günlük defile şovu dikkat dağıtıcı hale gelebilir ve karşılaştırdığınızda sizin biraz, nasıl desek… pejmürde görünmenize sebep olabilir. Kimse kendini kötü hissetmek istemez.
Nasıl başa çıkılır:
Aslında ne giydikleri o kadar da önemli değildir. Ne de olsa para onların parasıdır. Bu yüzden profesyonel göründüğünüzden emin olun ve unutmayın: Onlarla arkadaş olabilirseniz siz de tasarımcılardan alınmış birkaç muhteşem giysi sahibi olabilirsiniz!
23- KÖLE
Ne yaparlar:
Herşeyi. Kesinlikle her şeyi. Bu kişi, herkesin dağınıklıklarını toplatmak için çağırdığı kişidir – hem soyut hem de somut anlamda. Köle’ye, toplantıları ayarlamak, teslim tarihi yaklaştığında proje bitirmek, mola odasındaki bulaşık makinesini boşaltmak gibi konularda her zaman güvenebilirsiz. Ne isterseniz yapar. Güvenebileceğiniz birine sahip olmak iyidir fakat onu her gün ofisteki dağınıklığı toplarken izlemek biraz üzücü olabilir.
Nasıl başa çıkılır:
Siz de bu kişiye yardımcı olmaya çalışın. Normalde etrafta bıraktığınız çöpleri siz toplayın ki ona kalmasın. Arada sırada iyi günler dileyin. Nazik olmak sizi öldürmez. Biraz şefkatle çok şey başarabilirsiniz (ve tabii ki yardım eli uzatarak, o kahve fincanları kendi kendini yıkamıyor) ve belki bir gün bu kişi, tüm bu ekstra işleri yapmaktan vazgeçer. Bu kişinin sizi bir dost olarak hatırlamasını mutlaka isterdiniz!
24- ACIMASIZ DEMİRBAŞ
Ne yaparlar:
Bu kişi neredeyse şirket kurulduğundan beri (ya da sadece size öyle gelmektedir) buradadır ve size tüm bu süreyi anlatmaktan çekinmez. İnsan kendini neden hala aynı işte olduğunu düşünmekten alamaz. Bu kişiler uzun vadede iyimserliğinizi ve kendinize güveninizi, kendi yaşadıkları acı pişmanlıkları anlatarak silebilir, işinizden aldığınız keyfi yok edebilir. Düşünceler bulaşıcıdır.
Nasıl başa çıkılır:
İyi tarafı şudur ki, demirbaş sayesinde şirket hakkında tüm bilgiyi elde edebilirsiniz – ki gerçekten ilerleme için buna ihtiyacınız olabilir. Bu duruma iyi tarafından bakın – neler öğrenebileceğinizi tahmin edemezsiniz.
25- HEVESLİ GENÇ
Ne yaparlar:
İşe yeni alınmış ya da yeni mezun olmuş çalışanlarda işe yeni girdiklerini belli eden bir şeyler vardır. Bir şeyler yapıp şirketi yeni ve parlak bir geleceğe taşıyacaklarına dair ümitlidirler. Sizin bundan seneler önce vazgeçmiş olmanız ne kötü. Bu karakter her gün, ilk geldiğinizde sizin nasıl göründüğünüzü hatırlatır. Bunu kim ister ki? Şu anda sahip olduğunuz sert kabuğu oluşturabilmek için çok çalıştınız.
Nasıl başa çıkılır:
Acımasız Demirbaş Olmalısınız! Bütün bu iyimserlik bazen biraz yorucu olabilir, değil mi? Hevesli Genç’i içinizde bir şeyleri öldürmeden kanadınızın altına alamıyorsanız, kendinizi onun yerine koymaya çalışın.
Sıradaki Haber
Mobil Sayfaya Dön
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.