Piramit Haber

Suriye sorununun çözümü Rusya'ya da yarayacak

Dünya

ABD Başkanı Barack Obama, ABD’nin İngiltere ile Esed rejimini baskı altında tutmak, ılımlı muhalifleri güçlendirmek, Suriye’yi demokrasiye doğru dönüşüme hazırlamak ve insani yardımlara devam etmek için çalıştıklarını söyledi.

Obama, Suriye’deki sorunun çözümünde çaba göstermesinin "dünya sahnesindeki bir lider" olarak Rusya’nın hem çıkarına olduğunu hem de bu noktada yükümlülüğü bulunduğunu söyledi.
Obama ile İngiltere Başbakanı David Cameron, Oval Ofis’teki ikili görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, Suriye’yi demokrasiye doğru dönüşüme hazırlamak ve insani yardımlara devam etmek için çalıştıklarını ifade eden Obama, bunun, rejim ve muhaliflerin temsilcilerinin gelecek haftalarda Cenevre’de bir araya getirilmesini de içerdiğini bildirdi.

Obama, Suriye’deki kimyasal silahların kullanımına yönelik unsurları ortaya çıkarmaya çalışmaya devam ettiklerini kaydetti.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin, Rusya ziyaretinde, Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile yaptığı görüşmelerden sonra, iki ülkenin, Cenevre Mutabakatı çerçevesinde Suriye krizinin ele alınacağı bir uluslararası konferans düzenlenmesi için anlaşmaya vardığı açıklanmıştı.


"RUSYA İLE BATI ARASINDAKİ ŞÜPHECİLİK DEVAM EDİYOR"

Obama mezhepsel savaşa girmemiş, Suriye halkının katledilmediği, aksine barış ülkesi haline gelmiş bir Suriye’nin sadece ABD, İngiltere, Türkiye ve Ürdün’ün değil, Rusya’nın da çıkarına olduğunu söyledi.
Cameron ile Putin arasında "çok yapıcı bir görüşme" gerçekleşmesinden memnuniyetini dile getiren Obama, Suriye konusunda Putin ile birçok kereler konuştuğunu belirterek, Suriye’deki sorunun çözümünde çaba göstermesinin "dünya sahnesindeki bir lider" olarak Rusya’nın hem çıkarına olacağını hem de bu noktada yükümlülüğü bulunduğunu düşündüklerini kaydetti.

Obama, "Rusya ile diğer G-8 üyeleri veya Batı arasında (Soğuk Savaş döneminden kalan) şüpheciliğin sürmeye devam ettiği gizli değil. Benim, John Kerry’nin ve David’in (Cameron) amaçlarından biri de bu şüphelerden bazılarını kırmaya çalışmak ve olaya objektif bakmak. Eğer Esed’in iktidardan ayrılmasına ama aynı zamanda tüm dini ve etnik grupların çıkarlarını içeren, hala bozulmamış bir Suriye devleti kalmasına, akan kanın durmasına ve istikrara yol açacak bir barışçıl siyasi dönüşüm için arabulucu olabilirsek, bu herkes için iyi olacaktır ve bunun olmasını sağlamak için ısrarcı olacağız" ifadelerini kullandı.

Bunun başarılı olacağı sözünü vermediğini, birçok zorluklar bulunacağını ve bazı şeyleri tekrar yerine getirmenin zor olduğunu belirten Obama, "Kredibilitesi olan bir ilerlemesinin ortaya çıkarılmasında muazzam zorluklar olacak, Rusya’nın (sürece) dahiliyetinde bile, İran gibi diğer ülkeler var, Hizbullah gibi olaya aktif şekilde karışmış diğer ülke dışı faktörler var. Açıkçası, Esed’den kurtulmanın ötesinde gündemleri olan El Nusra gibi El Kaide ile bağlantısı bulunan organizasyonlar var. Bunların hepsi kolayca tutuşabilecek bir karışım, zorluklar olacak ama denemeye değer" açıklamasını yaptı.

 "DÜNYA ACİL OLARAK BİR ARAYA GELMELİ"

Cameron da Suriye’nin tarihinin, kendi insanlarının kanıyla yazıldığını belirterek, şunları dedi.

"Bu öldürmelere son vermek için dünyanın acil olarak bir araya gelmesi gerekli. Daha fazla ölümlerin olduğunu, kimyasal silahların kullanıldığını ve aşırılık yanlılarının daha fazla yayıldığını görmek hiçbirimizin çıkarına değil. Dolayısıyla Putin’in siyasi çözüme ulaşmaya dönük çabalara katılmayı kabul etmesinden memnuniyet duyuyoruz".

Suriye’deki problemi çözmekten daha acil bir uluslararası mesele olmadığını vurgulayan Cameron, Suriyelilerin, halkın tamamının rızasını kazanmış bir geçiş hükümetinde karar kılmak için masaya gelmesi gerektiğini vurguladı.

Cameron, "Ancak muhalefet, şiddete karşı koyamadıkça ve Esed’e, askeri bir zafer olamayacağını anlaması yönünde baskı yapmadıkça, hiçbir siyasi ilerleme olmayacak. Dolayısıyla ılımlı muhalefeti şekillendirme ve destekleme çabalarımızı artıracağız" diye konuştu.

İngiltere olarak AB’nin silah ambargosunun daha esnek olması için çalıştıklarını belirten Cameron, Suriyeli muhaliflere ölümcül olmayan desteği gelecek yıl iki katına çıkaracaklarını söyledi.

Cameron, Suriyeli muhaliflere silah yardımına yönelik soru üzerine, "Suriye’deki muhaliflere silah yardımı kararı almadık. Bizim yaptığımız, (muhaliflere) teknik destek ve yardımda bulunmak için AB’nin silah ambargosunu değiştirdik. AB’nin silah ambargosunu incelemeye ve muhaliflerle çalışmalarımızı kolaylaştırmak için daha fazla değişikliklere ihtiyaç olup olmadığına bakmaya devam ediyoruz" cevabını verdi.

Azınlık halklarına saygılı, demokratik bir Suriye isteyen, Suriye halkının meşru temsilcisi olarak tanıdıkları muhaliflere yardım etmenin önemine dikkati çeken Cameron, muhaliflerle birlikte çalışılmaması halinde, aşırılık yanlısı unsurların güçleneceğini ifade ederek, "Bu nedenle Suriye muhalefeti ile temas halinde olmak doğru bir yaklaşım" ifadesini kullandı.
Sıradaki Haber
Mobil Sayfaya Dön
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.