Yaşamın her alanında ilerlemek için 3 ipucu

Yaşamın her alanında ilerlemek için ihtiyacınız olan ipuçlarını Çözüm Odaklı Koç Eda Türetken Özenses anlattı...

Yaşamın her alanında ilerlemek için 3 ipucu

"Geçtiğimiz hafta bir bankanının en üst düzey 10 yöneticisinin olduğu bir toplantıda gözlemci olarak bulunma şansı yakaladım. Bazı yetkinliklerini geliştirmeye yönelik yarım günlük bir eğitim aldılar. Gözlemci olarak yer aldığım bu toplantıda, günlük hayatlarında her gün işe gelip yüzlerce hatta binlerce kişiyi yöneten bu kişilerle aynı odada bulunarak edindiğim izlenimleri koçluk bakış açısıyla paylaşmak istedim."

- İçimizdeki akla güvenmek...

Kendinizi ofisinizde bir toplantıda ya da sunumda dinlerken hatırlayın. Anlatıcı olarak zaman zaman siz de o konumdasınızdır. Dinlerken ya da anlatırken sözcükleri nasıl sıralarsınız? Sizin zihninizdeki doğru ve gerçeklerin birebir karşı tarafa geçmesi telaşınız var mıdır?
Belki de bu didaktik ve eğitim hayatımızdan alıştığımız detaycı anlatıma hiç ihtiyaç yoktur. Hepimiz hayatın her anında sürekli bir etkileşim halindeyiz. Arkadaşlarımızdan, sosyal medyaya okuduklarımızdan, ararken bulmak istediklerimizin fazlasına kadar. Tüm bunlar aslında mükemmel değilse bile hepimizde pek çok konuya dair fikir yürütme becerisi oluşturuyor. Çok sesli bir koro gibi bir konu üzerine aklımızdakileri bir araya getirdiğimizde parçalar birleşip doğru yolu oluşturuyor.

Önce içimizdeki akla, sonra birlikte yapabileceklerimiz için güçlerimizi birleştirerek bulabileceğimiz ortak akla güvenmek gerek. İş yerindeki toplantılara, eğitimlere çok katkısı olur belki ama sosyal hayatınızda ailenizle olan iletişimdeki etkisini bir düşünün. Mesela çocuklarınızla bir sonraki konuşmanızda izleyeceğiniz iletişimde içinizdeki akla güvenerek belki de öğretmek yerine siz ondan bir şeyler öğrenebilirsiniz.


- Derin düşünmenin gözle görülen etkisi...

Koçluk çalışmalarında koçun soru sorduğu, koçluk alanında cevapladığı bir diyalog yürür. "Evet/Hayır"ın dışında kalan cevapları içeren değerlere yönelik sorular sorulduğunda sanki görünmez bir düğmeye basılmış gibi koltukta oturan kişide değişimler olmaya başlar. Ses tonu değişir; ellerini bir farklı kullanır, sözcüklerini sanki daha düşünerek seçer. Sanki her hareketinin dünyadaki etkisinin farkına vararak konuşur.

İster bir kurumun içinde yer alıyor olun, isterseniz de ev hanımı olun; derin düşünmeye başladığınızda kendinizle bağlarınız kuvvetlenir. Kuvvetlenen bağlar yaşamınızdaki tüm iletişimlerinizi etkiler. Yöneticilerin toplantısında da aynen böyle oldu, kimlikler bir kenara bırakıldı, bedenler değişti ve her bir katılımcı derin düşünmenin gözle görülür etkisine hemen kapıldı.


- Kimliklerden bağımsız gelişmek ihtiyacı...

Hepimiz önce insanız, kendimizi tanımlamak için aldığımız tüm diğer isimler bunun ardından geliyor. Selfie çektiğimiz telefonlarımızdan, internet üzerinde yaptığımız toplantılarda kullandığımız programlara kadar pek çok kez kendimizi bir aynada izler gibi görüyoruz belki ama başkalarının bizi o kameradan nasıl gördüğünü aslında hiç bilmiyoruz. Acaba söylediklerimiz, sesizliğimiz ya da söylemek isteyip de derin bir nefes alıp vazgeçtiklerimiz bizi izleyen bir göze nasıl görünüyor?

Kaç yüz kişi yönetiyor olursak olalım ya da belki de yönettiğimiz en büyük ekip evdeki çocuklarımız olsun, kendimize dair farkındalığa, kendimizi bir de başkalarının gözünden görmeye, gelişmeye hep ihtiyacımız var. Belki de kendimizi hep aktarmaya, öğretmeye yetkin görürken bir de neler almaya ihtiyacımız olduğunu düşünmeliyiz. Kimliklerden bağımsız gelişebilmek için içimizde kim bilir neler bulacağız.

Koçluk çalışmalarının en önemli kazanımları bunlar belki de; sizi derin düşünmeye çağırması, içinizdeki akla güvenmesi, sizi hiç bakmadığınız açılardan görmeye davet etmesi, ilerlemeye, değişime, gelişmeye dair ihtiyaçlarınızı fark etmenizi sağlaması.

Güncelleme Tarihi: 27 Şubat 2017, 14:17

YORUM EKLE