Her Zaman Mutlu Olmak Mümkün Değil Mi?

Acı çekmek, kelime anlamı olarak acı, zorluk veya stres hissini duyma durumunu ifade ediyor. İnsanoğlu acı çekmenin tersini mutluluk yani mutlu olmak hali olarak algılar.

Her Zaman Mutlu Olmak Mümkün Değil Mi?

Aslında bu denklem, insana ilk bakışta çok mantıklı geliyor. Kendinizi mutlu hissettiğinizde acı çekmiyorsunuz, tam tersten düşününce de acı çektiğinizde kendinizi mutlu hissetmeniz mümkün olmuyor. Bu durumda yapılacak en kolay şey, mutluluğu seçmek oluyor. Size kendinizi mutlu hissettirmeyen veya acı veren insanları, eylemleri hayatınızdan çıkarıp “Özür dilerim ama bu beni mutlu etmiyor” demek işin en kolay tarafı. Her sabah uyanıp “mutlu eden” bir günü planlamak, zihninizi “Bu beni mutsuz ediyor, o yüzden hayatımdan çıkarmalıyım” şeklinde hazırlamak da bir başka yöntem.

Bu aslında oldukça işe yarar bir düşünce şekli ancak gerçeklerle her zaman örtüşmeyebiliyor. Acı çekmekten kaçmak, okyanusun gelgitlerinden kaçmaya çalışmaktan farksız çünkü bunların her ikisi de mümkün değil.

Hayatınıza giren insanlarla “mutlu” olmak için çabaladıkça daha çok acı çektiğinizi fark edebilirsiniz.

Aşık olursunuz ancak yaşadığınız o güçlü duygunun size acı vereceğini düşünüp duygularınızı inkar eder ve belki de muhteşem bir ilişki fırsatını kaçırırsınız. Mutluluğu aradıkça acı çekersiniz.

İş yerinde büyük bir stresin altına girmekten kaçıp sadece “mutlu” olmak için her şeyi bırakırsınız ve bunun ne kadar cesur bir karar olduğunu düşünürsünüz. Ancak gerçekte öyle olmaz ve mutlu olmaya çalıştıkça daha çok acı çekersiniz.

Sonra bir gün öylece otururken düşüncelere dalıp mutluluk için ne kadar çabaladığınızı, aslında mutlu olmanız gerektiğini ama mutlu olamadığınızı anlarsınız. Neden bu his? Neden mutlulukla acı çekmek arasındaki bir ipte sallanıp duruyorsunuz?

Belki de gerçek mutluluk acı çekmekten kaçmamak olabilir. Mutluluğu ve hayattaki tüm hisleri tecrübe etmek gerektiği gibi acı çekmeyi de tecrübe etmek gerekir. Belki de acı çekmenize neden olan şey, acı çekmekten bu kadar kaçmaktır. Okyanusun gelgitlerini kontrol etmeye çalışmayı bırakın, kendinizi ona teslim edin.

Bunun için öncelikle yapmanız gereken, sizi mutlu eden her şeyi yapmaya çalışmaktan vazgeçmek. İyi kalpli, düşünceli bir insan olmayı bırakmanıza gerek yok. Kendiniz olmaktan vazgeçmeyin hatta aksine daha çok kendiniz olun.

Acı çekmenin aslında çok da kötü bir şey olmadığını öğrenin. Acı çekmek de sadece hayatın bir parçası. Bazen mutluluğun kıymetini anlayabilmek için mutsuzluğu da deneyimlemek gerekir. Sadece kendinizi güvende hissettiğiniz duyguları yaşayarak hayatınıza devam edemezsiniz.

Mutluluğu yakalamak için özel bir yetenek veya bir başka sır yok. Mutluluk tek bir şey olmadığı gibi acı çekmek de tek bir şey değil. Bunlar sadece bizlerin tecrübe ettiği duygular. Ya bu duyguların ötesine geçebiliriz, ya da bu duygulardan kaçabiliriz.

Her sabah uyanın ve kendinize “mutlu bir insan olduğunuzu” söyleyin. Bir süre sonra gün içinde kalbinizi mutlulukla dolduracak, sizi gülümsetecek birçok şey olduğunu fark edeceksiniz. Aynı zamanda sizi korkutan, rahatsız eden, güveninizi kıran birçok şey de hissedebilirsiniz. Bu sizin de herkes gibi doğal hislere sahip olduğunuzun bir göstergesi.

Mutluluğun peşinden koşmak ve acı çekmekten başka da gidecek bir yer, yapılacak şeyler var. Bu yerin adı, kendiniz olmak! Burası bazen rahat, bazen ürkütücü, bazen nazik, sevgi ve fırsatlarla dolu bir yer. Tek yapmanız gereken kendiniz olmak!


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.