“Saray'da iki kez tuvalete gittim ama..

Tuğçe Kazaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaretinde yaşadıklarını anlattığı kitabında "Saray'da iki kez tuvalete gittim, altın kaplama lavoba yalan" dedi.

Türkiye 29.06.2015, 12:43 29.06.2015, 12:44
“Saray'da iki kez tuvalete gittim ama..

Son dönemde AK Parti'ye duyduğu sempatiyle dikkat çeken ve özellikle CHP karşıtı tweetleriyle gündeme gelen eski manken Tuğçe Kazaz'ın, dün raflarda yerini alan 'Derin Uyku' isimli kitabında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Saray'daki görüşmesinin detaylarında yer alan 'tuvalet' ankedotu dikkat çekti.

KAZAZ BİR İŞADAMI İLE SARAY'A GİTMİŞ

Timen Yayınları tarafından yayınlanan ve dün kitap evlerinde satışa çıkan kitapta, Kazaz'ın işadamı Enis Timuçin ile birlikte Ankara'ya gidip Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı'daki görüşmesi de yer alıyor.

KAZAZ SARAY'DA 2 KEZ TUVALETE GİRMİŞ

Kazaz, kitabında, Erdoğan'ı ziyaretidne Saray'daki tuvaletleri 2 kez kullandığı ve hiçbir şekilde, iddia edildiği gibi bir 'altın kaplamalı klozet'e rastlamadığına yer verdi. 

İşte o kitaptan öne çıkan çarpıcı satırlar:

ŞENTOP İLE GÖRÜŞÜP MİLLETVEKİLLİĞİ TALEP ETTİ Mİ?

Bir gün, yine Hürriyet Gazetesi'nin asılsız haberlerinden biri ile uyandım. Güya, Sayın Cumhurbaşkanı'ndan randevu talep etmişim. Sayın Cumhurbaşkanımız bana randevu vermediği için de, soluğu bir arkadaşımla birlikte AK Parti'de almışım. Burada AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Mustafa Şentop'la ayaküstü yaptığım görüşmede,milletvekili aday adayı olmak istediğimi söylemişim. Yine bu asılsız habere göre, Sayın Şentop da bana, dışarıdan desteğe devam etmemin daha doğru olacağını ifade etmiş.

Ben olayın asılsız olduğunu Twitter hesabımdan zaten bildirmiştim. Ancak, sanırım sözüme inanmamış olanlar var ki, bu yalanı devam ettirdiler. Sayın Mustafa Şentop, bir röportajında; benim oraya sadece ziyaret için gittiğimi, milletvekili aday adaylığı için başvuruda bulunmadığımı, böyle bir konuda kendisi ile konuşmadığımı zaten söyledi.

ERDOĞAN'A 24 ŞUBAT'TA ZİYARET

AK Parti'ye yaptığım ziyaretten sonra; Sayın Cumhurbaşkanı ile de tanışmak, kısmetimde varsa görüşmek istedim. Şubat ayının son haftasına yakın bir cuma günü, Özel Kalem Müdürü Sayın Hasan Doğan aracılığıyla, kendisine randevu talebimi ilettim. Cumhurbaşkanlığı'ndan gelen bir telefonla, 24 Şubat Salı günü, saat 17.30'da kendisinin beni kabul edeceğini öğrendim. İşadamı arkadaşım Enis Timuçin ile birlikte kendisini ziyarete gittim. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki bekleme salonunda, güleryüzlü bir şekilde ağırlandık. Daha sonra da Sayın Cumhurbaşkanı, bizi makamında nezaket ve içtenlikle kabul etti.

"BEN BİR DAVAYA KOLAY KOLAY İNANMAM"

Gerçekten de, ülkede aslında ne olduğunu anlayana kadar derin korkular, endişeler ve üzüntüler taşıyordum. Ben bir davaya kolay kolay inanmam. Ama inandığım zaman da, güvenim tekrar yıkılıncaya kadar, bu davayı savunurum. Kendisine de ifade ettiğim gibi; ben bu davayı, Türkiye davası olarak görüyorum. Onun için bu, hep birlikte verilmesi gereken bir mücadeledir.

"DAVALARINI FANİLERE BAĞLAMAMALILAR"

Bu konuşmanın bir detayını sizinle paylaşmak istiyorum. Kendisine, şunları söyledim: "Sayın Cumhurbaşkanım, bu dava, evet, hepimizin davası. Bu sancağı taşıyacak ve ileri götürecek yeni bir lider çıkana kadar sizin, gerçekten ne olduğunu anlamış ve birlik ruhunu oluşturabilmiş insanların temsilcisi olarak liderliğinizi devam ettirmeniz gerekiyor. Benim görüşüm, naçizane budur." Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği cevap, gerçekten çok şaşırtıcı ve hoşnut ediciydi: "Ben bir faniyim ve insanların davalarını fanilere bağlamaması gerekir. Bu sebeple, bu benim değil milletin davasıdır."

Kendisinin ve kurucusu olduğu AK Parti'nin iktidara geldiği andan itibaren başlayan süreçte, Sayın Cumhurbaşkanı'nı ülkenin başında istemeyen dış güçler pek çok eylemi ve projeyi hayata geçirdiler. Amaçları, Sayın Cumhurbaşkanı'nın, ülkenin birliğine, beraberliğine, milli ekonomiye sağladığı katkıların önünü kesmek, kendilerinin de kesilen nemalanma kanallarını yeniden açmaktı. Bilindiği gibi kendisi 1998 yılında okuduğu bir şiir sebebiyle hapse atıldı.

2001 yılında partisini kurdu ama devam eden yasağı sebebiyle 2002 yılında milletvekili olamadı. Daha sonra bu sorunu da aştı. Buna rağmen sürekli AK Parti'yi bitirme planları yapılıyordu. 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan 367 garabetinden itibaren, e-bildiriyle, Cumhuriyet mitingleriyle, AK Parti'yi kapatma davasıyla, suikast planlarıyla, MİT Müsteşarı Sayın Hakan Fidan'ı tutuklama girişimiyle, Gezi olaylarıyla, 17-25 Aralık darbe girişimiyle kendisine yönelik saldırılar hep devam etti. Tüm bu hadiseler, Sayın Cumhurbaşkanı'nın ülkesine ve milletine hizmet etmekten başka gayesi olmadığını açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bu zorlu süreçlerin ardından Cumhurbaşkanlığı makamına gelen Sayın Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili yaptığım analizler, araştırmalar, okumalar beni şu noktaya getirdi: Kendisi, ülkesine ve milletine bağlı, dürüst, cesaretli bir yönetici olarak Türkiye'nin çıkarlarını savunmaya çalışmaktadır.

BAŞKANLIK SİSTEMİ

İçimden gelen tüm duygu ve düşüncelerimi özgürce ifade edebildiğim Cumhurbaşkanı'na sahip olduğumuz bir yerde, kimse bana bu ülkede baskı ve dayatma ortamı bulunduğundan bahsedemez. Türkiye'nin, İslam coğrafyasında barış, adalet, refah, huzurtesis etmeye çalıştığı bu sancılı süreçte; tıpkı bir annenin doğum sancısında olduğu gibi, hep birlikte doğmak üzere olan çocuğumuzun sağlığını, iyiliğini, güzelliğini düşünmeli, buna göre hareket etmeliyiz.

Yaptığım gözlemler neticesinde; Türkiye Cumhuriyeti'nin, Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde başkanlık sistemine geçmesinin, ülkemiz ve milletimiz için çok büyük yarar sağlayacağı kanaatine vardım.

"AMACIM ASLA KENDİ REKLAMIMI YAPMAK DEĞİLDİR"

Burada amacım asla kendi reklamımı, tanıtımımı yapmak değildir. Bazı medya kuruluşlarında çıkan yalan ve yanlış haberlerle yıpratılmaya çalışıldığım için, bu görüşmeyi ve bu sırada elde ettiğim intibalarımı sizlere aktarmayı bir borç bildim. Artık benim davamın; AK Parti değil de, Türkiye Cumhuriyeti ve mazlum milletlerin davası olduğunun anlaşıldığını umuyorum. Partiler ve kişiler gelip geçicidir; asıl olan milletimizin ve tüm Müslümanlar'ın bekasıdır.

"ALTIN KAPLAMA LAVABO YALAN"

Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda altın kaplamalı lavabolar ile ilgili yaptığı açıklamasını izledim. Bizzat bulunduğum Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda iki defa lavaboya gitmeme rağmen altın kaplamalı hiçbir lavaboya rastlamadım. Kılıçdaroğlu'nda ya renk körlüğü var ya da altına olan düşkünlüğünden olsa gerek ki rüyalarında saraya kaçak bir şekilde sızmış ve saraydaki lavaboları altın kaplamalı görüyor olmalı.

"SÖZÜMÜ KESMEDEN SONUNA KADAR DİNLEMESİNDEN ÇOK ETKİLENDİM..."

Beni en çok memnun eden, tüm düşüncelerimi Sayın Cumhurbaşkanımız'a rahatlıkla ifade edebilmiş olmamdır. Özellikle, dünyadaki hakim güç odaklarının kendisine, partisine ve hükümetine yönelik algı operasyonlarının farkına varmamdan önceki endişelerimi, duygularımı; görüşlerimi, sözümü kesmeden, sonuna kadar dinlemesinden çok etkilendim. Daha sonra kendisi de fikirlerini, nezaketle ve dürüstçe benimle paylaştı.



Yorumlar (0)
14
açık
Günün Anketi Tümü
En Çok Sevdiğiniz Renk Hangisi?
Namaz Vakti 21 Nisan 2021
İmsak 04:35
Güneş 06:09
Öğle 13:08
İkindi 16:54
Akşam 19:57
Yatsı 21:24
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 34 72
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Hatayspor 34 53
6. Alanyaspor 34 52
7. Gaziantep FK 33 51
8. Sivasspor 34 51
9. Karagümrük 34 50
10. Göztepe 35 47
11. Rizespor 34 42
12. Antalyaspor 35 42
13. Konyaspor 34 41
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 34 35
18. Başakşehir 33 33
19. Gençlerbirliği 34 32
20. Erzurumspor 34 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 31 61
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 31 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. Chelsea 32 55
5. West Ham 32 55
6. Liverpool 32 53
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 32 46
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 32 34
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 31 70
2. Real Madrid 31 67
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 31 64
5. Villarreal 31 49
6. Real Betis 31 48
7. Real Sociedad 31 47
8. Granada 30 39
9. Levante 31 38
10. Celta de Vigo 31 38
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Osasuna 31 37
13. Cádiz 31 36
14. Valencia 31 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 31 27
17. Huesca 31 27
18. Real Valladolid 30 27
19. Elche 31 26
20. Eibar 31 23