Lenfosit - LYM Yüksekliği, Düşüklüğü Nedenleri ve Tedavisi

Lenfosit, beyaz kan hücrelerinin bir türüdür ve kemik iliğinde üretilir. Lenfositler, vücudu hastalıklara karşı koruyup savunan antikorlar üretirler ve diğer hücreleri tehlikelere karşı uyarmak için kimyasallar gönderirler. Bazen kandaki lenfosit oranı normal değerlerden aşağı düşebilir, bazen de yükselebilir. Genelde her iki durumda da kanda bulunan anormal sayıdaki lenfosit geçicidir. Ancak bu durum uzun sürerse lösemi gibi ciddi bir hastalıktan şüphelenmek gerekir. Yetersiz beslenme, sigara içmek, aşırı stres ve birçok enfeksiyon lenfosit sayısında değişimlere neden olabilir. Bu durum bağışıklık sistemini olumsuz etkiler.

Sağlık 04.04.2020, 15:59 08.04.2020, 16:33
Lenfosit - LYM Yüksekliği, Düşüklüğü Nedenleri ve Tedavisi

İÇİNDEKİLER:

  1. Lenfosit (LYM) Yüksekliğinin Nedenleri ve Tedavisi
  2. Lenfosit(LYM) Nedir? Düşüklüğü Nelere Yol Açıyor?
  3. Lenfosit(LYM) Düşüklüğü Nedir?
  4. Lenfosit(LYM) Düşüklüğünün Nedenleri ve Tedavi Yolları

Lenfosit (LYM) Yüksekliğinin Nedenleri ve Tedavisi
Lenfosit yüksekliği hiçbir belirti göstermeyebilir ve bir doktorun bu durumun sebebinin ciddi veya zararsız olduğunu belirlemesi gerekecektir. Çeşitli enfeksiyonlar ve otoimmün bozuklukları lenfosit yüksekliğinin yaygın sebepleridir. Aşağıda lenfosit yüksekliğinin yaygın nedenleri ve tedavileri bir arada verilmiştir.

Grip
Grip lenfosit sayısını artırabilecek bir solunum hastalığıdır. Solunum rahatsızlıklarına, ateşe ve bitkinliğe yol açabilir. Genel tedavisi dinlenme ve sıvı alımını artırmadır ama reçeteyle verilen virüs kırıcı ilaçların kullanılması gereken durumlar da olabilir.

Boğmaca
Lenfosit yüksekliği boğmaca nedeniyle ortaya çıkmış olabilir. Öksürük ilaçları genellikle işe yaramaz. Reçeteyle yazılan antibiyotikler olduğu gibi bu hastalık aşı ile de tedavi edilebilir.

Akut Lenfosit Lösemi
Akut lenfosit lösemi kemik iliği ve kan kanseridir. Bu hastalık, olgunlaşmamış kan hücreleri üretir ve hızlı ilerler. Lenfosit yüksekliğinin yanında, yumruya yol açan şişmiş lenf boğumu, sık görülen burun kanamaları ya da enfeksiyonlar, ateş, kemik ağrısı ve diş eti kanamaları da akut lenfosit lösemi belirtilerindendir. Bu çocuklarda en sık rastlanan kanser çeşididir ve çoğu zaman tedavide olumlu sonuç alınır.

Kronik Lenfosit Lösemi
Akut lenfosit lösemi gibi kronik lenfosit lösemi de kemik iliği ve kan kanseridir. Diğer lösemi çeşitlerinin çoğundan yavaş ilerlediği için kronik olarak adlandırılır. Akut lenfosit lösemideki ve kronik lenfosit lösemideki “lenfosit” kelimesi, lenfositlerin bu hastalıklardan etkilenen beyaz kan hücreleri olduğu için kullanılmıştır. Kilo kaybı, ağrı yapmayan büyümüş lenf boğumları, bitkinlik ve sık enfeksiyonları bu hastalığın tipik belirtilerindendir. Kronik lenfosit lösemi yetişkinleri daha çok etkiler ve genelde yapılan tedaviler hastalığı kontrol altına almaya yardımcı olur.

Mononükleoz (Kanda Tek Nüveli Lökosit Fazlalığı)
Mononükleoz, kısaca mono, ‘öpüşme hastalığı’ olarak da bilinir. Çünkü öpüşme sonucu bulaşır. Aslında, öksürme, hapşırma ve ortak kaşık, çatal, bardak kullanımı gibi başkasının salyası ile temas etme durumuna yol açan etkenler aracılığı ile de bulaşır. Buna rağmen soğuk algınlığı kadar bulaşıcı değildir. Çocuklardaki belirtiler, ergenler ve gençlerdeki kadar belirgin olmadığından hastalığın fark edilmesi zorlaşır. Yeterli sıvı alımı ve dinlenme en iyi tedavi yöntemi olmakla birlikte, dalak büyümesi gibi komplikasyonlar konusunda dikkatli olunmalıdır.

CMV Enfeksiyonu
CMV enfeksiyonu (sitomegalovirüs) oldukça yaygın olmakla birlikte, anne sütü, sperm, idrar, salya ve kan gibi vücut sıvıları ile bulaştığı için de oldukça fazla insanı etkiler. Enfeksiyon ömür boyu sürse de insanlar nadiren CMV belirtileri gösterirler. Zayıf bağışıklık sistemi olan ya da hamile olan hastaların bu durumdan etkilenme ihtimalleri daha yüksektir. Bu hastalığın tedavisi bulunmamakla birlikte, bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve yenidoğanlar için bazı ilaçlar bulunmaktadır.

HIV/AIDS
AIDS, HIV virüsünün vücuda girmesinin sonucu olan, kronik ve hayati tehlike taşıyan bir hastalıktır. HIV bağışıklık sistemine zarar verir ve böylece vücudun hastalık ile savaşmasını önler. Cinsel yollar bulaşmakla birlikte, hamilelik, doğum ve anne sütü ile de yayılabilir. Ayrıca enfekte olmuş kan ile temas sonucu da bulaşır. Bu hastalığın tedavisi olmamakla birlikte, HIV virüsü AIDS’e sebep olana kadar uzun yılla geçebilir. Bu süreçte de hastalığın gelişmesini yavaşlatacak ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlar gelişmiş ülkelerde oldukça faydalı olmasına rağmen, HIV, Asya, Haiti ve Afrika’da oldukça büyük bir sorun teşkil etmektedir.

Vaskülit
Vaskülit, kan damarının iltihaplanması sonucu, kan damarlarının yaralanma, daralma,zayıflama ve kalınlaşma göstermesine denir. Bazı vaskülit vakaları akut olup kısa sürede iyileşmekle birlikte, bazıları kronik şekilde uzun süre devam eder. Bazı durumlarda, damarları tıkayarak kanın organlara gitmesini engelleyecek kadar şiddetli olabilmektedir. Bu gibi durumlar, doku veya organ hasarına yol açarak bazen ölüme sebep olabilir. Vaskülit herkeste ortaya çıkabilecek bir durum olmakla birlikte, bazı insanlar daha yüksek bir risk altındadırlar. Bazı türleri tedavi gerektirmezken, bazıları uzun süreli ilaç tedavisi gerektirebilir.

Multiple Myelom
Multiple myelom, enfeksiyonlarla savaşan antikorları üretmekten mesul bir beyaz kan hücresi türü olan ve kemik iliğinde bulunan plazma hücrelerini etkiler. Bu hastalığa yakalanan insanlarda, myelom hücreleri kanserleşerek çoğalmaya başlar ve kandaki plazma seviyesini normalin üstüne çıkarırlar. Bu da antikor gibi proteinlerin yüksek miktarda çoğalmasına sebep olur. Bazıları ilk başlarda hiçbir belirti hissetmezken, bazı insanlar ise kan değerlerinde, böbrek, bağışıklık sistemi işlevlerinde ve kemiklerde değişiklikler hissedebilir.

Hepatit
Hepatit karaciğerin iltihaplamasıdır. Karın şişmesi ya da ağrısı, yorgunluk, göz ve deride sarılık gibi belirtilere sebep olabilir. Bu durum, reçeteli ilaçlar ile, hayat tarzı değişikliği veya ameliyat ile tedavi edilebilir.

Crohn Hastalığı
Crohn hastalığı, sindirim sisteminin iltihaplanmasına yol açan bir otoimmün hastalıktır. Belirtileri, kilo kaybı, ishal ve karın ağrısıdır. Tedavi yöntemleri bazen karışık olabilmekle birlikte, farklı reçeteli ya da reçetesiz ilaç kullanımı, beslenme terapisi ve/veya ameliyat bunlar arasında sayılabilir.

Bu hastalıkların dışında başka birçok enfeksiyon lenfosit yüksekliğine neden olmuş olabilir. Doktorunuz sizdeki diğer belirtileri ve testleri değerlendirerek altta yatan nedeni tespit edecek ve buna göre bir tedavi süreci başlatacaktır.

Lenfosit(LYM) Nedir? Düşüklüğü Nelere Yol Açıyor?
Üç ana lenfosit türü şunlardır:

  • T Hücreleri
  • Doğal Öldürücü Hücreler
  • B Hücreleri

Bu üç tür, zararlı hücrelerin büyümesini engelleyerek vücudun bağışıklığını meydana getirirler. Bu hücreler aynı zamanda antikor üretirler. T ve B hücreleri kanserli hücrelerin büyümesini kontrol etmeye yardımcı olurlar. Vücudun bağışıklık sisteminin düzenli çalışması için lenfositlerin, beyaz kan hücrelerinin yaklaşık %15 ila %40 arasını oluşturması gerekir.

Lenfosit(LYM) Düşüklüğü Nedir?

LYM nedir? Kaç Olmalı?
Lenfositler (LYM), bağışıklık sistemimizde bulunan ve kemik iliğinde üretilen bir tür beyaz kan hücresidir. Lenfositler vücudu bakteri ve virüslere karşı korurlar. Bir mikrolitre kanda 1000 ila 4800 lenfosit olmalıdır. Bu da kan hücrelerinin %15 – %40’ını oluşturmaktadır. Eğer lenfosit sayısı %15’in altına düşerse, düşük olarak kabul edilir.

Lenfosit düşüklüğü, vücudun enfeksiyona karşı direncinin düşük olduğunu gösterir. Bu durum vücudun kanser ve tümör gibi rahatsızlıklara karşı zayıf olduğu anlamına gelir. Ayrıca lenfosit düşüklüğü, çeşitli organların zarar görmesine de yol açar.

Lenfosit(LYM) Düşüklüğünün Nedenleri ve Tedavi Yolları
Lenfosit düşüklüğüne sebep olacak bir çok neden vardır. Nedenine bakılmaksızın enfeksiyonlardan korunmak için bu durum tedavi edilmek zorundadır. En yaygın nedenlerden birisi lenfositlerin, lenf düğümlerinde takılmasıdır. Aşırı üzüntü de lenfosit sayısının düşmesine neden olur.

Lenfosit düşüklüğü, çoğu durumda kolay kontrol altına alınabilir ve antibiyotik gibi ilaçlarla kolayca tedavi edilebilir. Basit bir kan testi bu durumu tespit etmek için yeterlidir. Sonrasında ise, nedenlerini bulmak için daha ileri seviye testler yapmak gerekir.

Lenfosit düşüklüğü için gereken tedavi yöntemleri, bu durumun nedenlerine bağlıdır. Herhangi bir doktor sebebi belirleyip uygun ilacı yazabilir.

1) Aplastik Anemi (Kemik İliğinin Yeni Hücre Üretememesi) / Kemik İliği Fonksiyon Bozukluğu
Aplastik anemi, vücut yeteri miktarda beyaz kan hücresi üretemediği durumda meydana gelir. Bu durum kişiyi bitkin bırakır, kontrolsüz kanamaya ve enfeksiyonlara açık hale getirir. Her yaşta görülebilecek bir durumdur. Bir anda meydana gelir ve zamanla daha kötü hale gelir. Kanser için yüksek dozda kemoterapi veya radyasyon tedavisi görenlerde, hamilelerde, bazı reçeteyle satılan ilaç ya da zehirli kimyasal kullanan insanlarda bu durumun görülme riski yüksektir.

Tedavisi: Tedavi, kan nakli, gözlem ve ilaç tedavisi içermektedir. Ciddi durumlarda kemik iliği nakli tavsiye edilir. Dinlenme, temas gereken sporlardan ya da düşmeyle veya kesilmeyle sonuçlanabilecek aktivitelerden kaçınma, mikroplardan ve enfeksiyon risklerinden korunmak da bazı tedavi yöntemlerindendir.
Alınacak önlemleden bazıları da bitki ve böcek öldürücü ilaçlara, çözücülere ve boya çıkarıcılara doğrudan temas etmekten kaçınmaktır.

2) Bulaşıcı Hastalıklar
Tüberküloz (Verem) , viral hepatit ve AIDS gibi bazı bulaşıcı hastalıklar lenfosit düşüklüğüne neden olur. AIDS, HIV virüsünden kaynaklanır. Bu virüs, vücudun bağışıklık sisteminin çökmesine neden olur. Verem, akciğerleri etkiler ve erken tedavi edilmezse ölümcül olabilir. Viral hepatit, tedavi edilmezse karaciğer kanserine yol açan karaciğer hastalığıdır.

Bu bulaşıcı hastalıklara herkes yakalanabilir. Bununla birlikte, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde görülme olasılığı daha yüksektir. Bağışıklık bastırıcı steroidler, AIDS, bağışıklık sistemini etkileyen belli tür kanserlerle hastalıklar ve hastayı enfeksiyona karşı zayıf düşüren ilaç kullanmak risk faktörlerindendir.

Tedavisi: Lenfosit düşüklüğünün sebebi belirlendiğinde ona uygun ilaç verilir. Antibiyotikler, mantar, virüs ve parazit önleyici ilaçlar yaygın olarak kullanılır.

3) Otoimmün (Doğuştan Gelen Bağışıklık) Hastalıkları
MS hastalığı, deri veremi ve romatoid artrit lenfosit düşüklüğüne neden olan otoimmün hastalıklarındandır. Deri veremi, organların iltihaplanmasına yol açar ve hayati riski vardır. MS hastalığı, sinirlerin koruyucu tabakasına zarar verir ve fiziksel engelliliğe neden olur. Romatoid artrit, eklemlerin iltihaplanmasına sebep olur ve sonucunda eklemlerde şekil bozukluğuna yol açar.

Hastanın cinsiyeti, yaşı, hayat tarzı ve aile öyküsü bu hastalıklara yakalanma ihtimalini artıran etkenlerdendir. Romatoid artrit görülen 40 yaş üzerindeki kadınlar bu duruma yakalanmaya daha yatkındırlar. Ayrıca sigara da bu hastalığa yakalanma riskini artırır.

Tedavisi: Otoimmün hastalıkları, hastalığın sebebine göre tedavi edilir. Örneğin, romatoid artritin tedavisi olmasa da ilaç kullanılarak ağrılar azaltılabilir. Fizik tedavi ve artrit için mesleksel terapi eklemlerin korunmasına yardımcı olur. Steroidler, iltihaplı durumları tedavi etmek için kullanılır ve lenfosit sayısında azalmaya neden olur.

4) Kanser
Kanser, özellikle kan kanseri, lenfosit düşüklüğüne yol açabilir. Lenfoma ve lösemi lenfosit düşüklüğünün belirtileridir.

Tedavisi: Kanser hastaları için, radyasyon tedavisi ve kemoterapi uygun olan tek tedavi yöntemidir. Bununla birlikte, radyasyon ve kemoterapi lenfosit sayımının daha da düşmesine sebep olur.
Kalıtsal Hastalıklar

Kalıtsal hastalıklar, hücre büyümesini azaltarak lenfosit sayısının düşmesine sebep olur. Kalıtsal hastalıklara örnek olarak Wishott-Aldrich sendromu ve DiGeorge anomalisi sayılabilir.

5) İlaç ve Terapi Etkisi
Zararlı hücrelerle savaş için yapılan terapiler aynı zamanda beyaz kan hücrelerine de zarar verebilir. Bu da lenfosit düşüklüğüne yol açar. Romatoid Artrit (İltihaplı Romatizma) gibi hastalıklarla savaşmak için kullanılan ilaçlar da lenfosit sayısının azalmasına sebep olur.

Tedavisi: Bilmeniz gerekir ki lenfosit düşüklüğü durumu genellikle kolay tedavi edilir ve telaş gerektirecek bir durum değildir. Belli aralıklarla kan testi yaptırarak lenfosit değerlerinin kontrol edilmesi önerilir. Lenfosit düşüklüğü, erken teşhis edildiğinde daha kolay tedavi edilebilir. Erken teşhis ayrıca durumun daha da ilerlemesine fırsat vermeden tedavi edilmesine olanak sağlar.



Yorumlar (0)
21
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
En Çok Sevdiğiniz Renk Hangisi?
Namaz Vakti 16 Mayıs 2021
İmsak 03:51
Güneş 05:38
Öğle 13:05
İkindi 17:01
Akşam 20:23
Yatsı 22:02
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 36 59
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Southampton 36 43
14. Crystal Palace 35 41
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30