Bademcik İltihabı (Tonsillit) ve Ameliyatı

Bademcikler ağız içinde boğazımızın her iki yanında bulunan bağışıklık organlarıdır. Her insanda iki tanedir. Bunlar vücudun savunma sisteminin bir parçasıdırlar. Bademciklerde büyümeye, kızarmaya, bazen üzerinde beyaz – sarı iltihap birikmesine neden olurlar. Bu duruma bademcik iltihabı (tonsilit) adı verilir.

Bademcik İltihabı (Tonsillit) ve Ameliyatı

Bademcikler vücuda giren mikroplarla savaşmak için lenfosit denilen hücrelerin oluşumunda rol oynarlar.

Lenfositler ya direk kendileri mikropları öldürmekte ya da mikropların öldürülmesini sağlayan antikor ve diğer maddeleri üretmektedirler. Vücuda giren bazı bakteri ve virüsler, bademciklerin bu etkisine rağmen yok edilemez ve bademciklerde çoğalarak bademciklerin iltihaplanmasına neden olurlar.

Bademciklerde büyümeye, kızarmaya, bazen üzerinde beyaz – sarı iltihap birikmesine neden olurlar. Bu duruma bademcik iltihabı (tonsilit) adı verilir. Bademcik iltihabı çocuklarda en sık görülen hastalıklardandır, en sık 5-15 yaşlarında ve kış-ilkbahar döneminde görülür.

Belirtiler

Boğaz ağrısı, baş ağrısı, yutma güçlüğü, yutma sırasında takılma hissi, ateş, halsizlik, ağızda kötü koku, boyun bezelerinde şişme, ses değişikliği gibi yakınmalar bademcik iltihabını düşündürmelidir. Çocuklarda ek olarak mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı eşlik edebilir.

Antibiyotiklere cevap vermeyen ve sık tekrarlayan vakalarda boğaz kültürü tanı ve tedavi için oldukça değerlidir. Boğaz kültüründe bazen mikrop üremeyebilir. Bu mikrop olmadığı anlamına gelmez.

Beta Mikrobu

Beta mikrobu olarak bilinen mikroorganizma boğazda iltihaplanma yapan bir çeşit bakteridir. Özellikle çocuk ve genç erişkinlerde görülür. İnsanların bir arada bulunduğu okul, sinema salonu gibi kapalı ve havalanması yetersiz ortamlarda bulunur. Damlacık enfeksiyonu denilen öksürük, hapşırık ve yakın konuşma ve öpme gibi yakın temas ile ve solunum yoluyla insandan insana çok kolay bulaşır.

Ateşli boğaz yakınmalarının % 10-15 kadarında Beta (=A grubu beta hemolitik streptokok) mikrobu vardır. Bademcik iltihaplanmalarının en sık sebebidir.

A grubu beta hemolitik streptokok enfeksiyonunun en önemli yönü yeterli veya uygun şekilde tedavi edilmezse ateşli romatizma, kalp romatizması, eklem iltihapları ve böbrek iltihapları gibi sorunlara yol açabilmesidir. Bu nedenle her boğaz ağrısı ve ateşli tablo mutlaka KBB uzmanı tarafından değerlendirilmeli ve gerekli tedavisi mutlaka yapılmalıdır.

Boğaz kültüründe bazen mikrop üremeyebilir. Bu mikrop olmadığı anlamına gelmez. Ancak hastalık iyileştikten sonra art arda yapılan üç kültür temiz çıkarsa mikrop temizlenmiş denilebilir.

Bazı kişilerde hastalık belirtileri olmaksızın mikrop bulunur. Bunlara taşıyıcı denilir.

Tedavisi için en iyi tedavi penisilin tedavisidir. Ancak başka antibiyotikler ile de etkin olarak tedavi edilebilmektedir. Tedavi en az 10 gün sürmelidir. Bu arada hastanın bol sıvı ve yumuşak gıdalar alması, solunum havasının temizlenmesi, nemlendirilmesi ve sağlam kişilerden bir süre uzak tutularak istirahat etmesi sağlanmalıdır. Hafif formlarda antibiyotik tedavisinin 3.cü gününden itibaren okula gidilebilir.

Bademcik enfeksiyonu sırasında eklemlerde kızarıklık, ağrı ve şişlik, bulantı kusma, solunum sıkıntısı, kulak akıntısı, şiddetli baş ağrısı, ateşin düşüp yeniden artması, dalgınlık, çarpıntı gibi belirtilerin varlığında derhal doktora başvurulmalı.

Tedavi

Bu hastalık, daha çok vücudun çeşitli organlarında meydana getirdiği dolaylı bozukluklar (komplikasyonlar) sebebiyle oldukça önemlidir. Bademcik iltihabı tedavisinde amaç enfeksiyonun yok edilmesi, belirtilerin ortadan kaldırılması ve ortaya çıkabilecek komplikasyonların engellenmesidir. Bakteriyel enfeksiyon düşünülenlerde antibiyotik verilir. Bakteriyel etkenler arasında en önemlisi A grubu Beta hemolitik streptokoklardır. Bakteriyel enfeksiyonda antibiyotik verilmeyenlerde de genellikle hastalık 7-8 günde kendini sınırlar. Ancak antibiyotik vermek belirgin bir şekilde baş ağrısı, ateş ve boyundaki lenf bezi şişkinliklerini azaltır. Ayrıca olası bir eklem romatizması, böbrek rahatsızlığı (akut glomerülonefrit), kalp romatizması (Romatizmal Kalp İltihabı) gibi komplikasyonlar önlenmiş olur.

Antibiyotik tedavisi doktorun bakteriyel enfeksiyon düşünüp, gerekli gördüğünde uygulanmalıdır. Antibiyotiklerin az dozda veya kısa süreli kullanımı, bakterileri tam öldürmeyip antibiyotiklere direnç gelişmesine yol açmaktadır. Böylece zor tedavi edilen ve antibiyotiklere cevap vermeyen enfeksiyonlara neden olmaktadır. Ayrıca hastaların tekrar tekrar boğaz enfeksiyonu geçirmelerine neden olabilmektedir.

İlaç tedavisine ek olarak şunlar yapılmalı:

  • İstirahat edilmeli
  • Bol su ve sıvı gıdalar tüketiniz. Aşırı soğuk ve sıcak yiyecek ve içecek tüketmeyiniz.
  • Tuzlu su ile gargara.(Gargarayı bir bardak kaynamış suya silme 1 çay kaşığı tuz ve yarım çay kaşığı karbonat koyarak hazırlayabilirsiniz.)
  • Bol sebze ve meyve tüketiniz
  • Pastiller rahat nefes alıp vermenize yardımcı olabilir, boğaz ağrısını hafifletebilir.
  • Bulunduğunuz odayı nemlendirin.
  • Sigara ve dumanlı, havası kirli ortamlardan uzak durunuz

Tedavi edilmeyen bademcik iltihapları ne tür komplikasyonlara yol açabilir?

Bademcik iltihabı kendi kendini sınırlayan bir enfeksiyon olsa da tedavi edilmediğinde veya tedavi yarıda bırakıldığında bazen çevre dokulara ve kana yayılarak aşağıdaki komplikasyonlara neden olabilmektedir;

  • Akut Romatizmal Ateş (Romatizmal Kalp İltihabı)
  • Akut Glomerülonefrit (böbrek iltihabı)
  • Derin boyun enfeksiyonu
  • Peritonsiller apse (Bademcik çevresi apse)
  • Septisemi (mikrobun kana yayılması)
  • Otitis media ve mastoidit (orta kulak ve kulak arkası kemiğin enfeksiyonu)
  • Pnomoni (Akciğer enfeksiyonu)
  • Menenjit (Beyin zarı enfeksiyonu)
  • Osteomiyelit (Kemik ve kemik iliği enfeksiyonu)
  • Septik artrit (Eklem enfeksiyonu)

Koruyucu iğne

Koruyucu iğne sık tekrarlayan hastalarda ve penisilin alerjisi olmayanlarda yapılabilir. Takiplerinde etkinliği tespit edilirse devam edilir.

Bademcikler ne zaman ameliyat edilmelidir?

Bademcikler geçirdikleri sık iltihaplar sonrası artık savunma sisteminin bir parçası olmaktan çıkıp kendileri vücudu zayıf hale getiren birer yapı olurlar. O zaman ameliyatla alınmaları gerekir.

  • Solunumu engelleyecek derecede bademcik büyümesi
  • Tekrarlayan apse (peritonsiller apse)
  • Tümör şüphesi
  • Son 1 yılda 7 veya daha fazla bademcik iltihabı geçirme
  • Son 2 yılda yılbaşına 5‘er defa yâda daha sık bademcik iltihabı geçirme
  • Son 3 yılda yılbaşına 3’er defa yâda daha sık bademcik iltihabı geçirme
  • Difteri (kuşpalazı) taşıyıcılığı ve buna bağlı kalp kapak bozukluğu olanlar
  • 6 aydan daha fazla süren kronik bademcik iltihaplanması
  • Kronik ağız kokusu

Ameliyat nasıl yapılır?

Ameliyat genel anestezi altında (uyutularak) yapılır. Ancak uyum gösterebilecek ve 18 yaşın üzerindeki erişkinlerde lokal anestezi ile de yapılabilir.

Bademcikler yuvasından kapsül denilen kılıfı vasıtasıyla ayrılarak çıkartılır. Ardından kanayan damar varsa bağlanarak veya yakılarak durdurulur. Ameliyat yaklaşık olarak 20-30 dk sürmektedir

Bademcik ameliyatı riskli midir?

Her operasyon olduğu gibi bu ameliyat da risklidir. Nadir de olsa hastaya, anesteziye ve ameliyata bağlı bazı riskler söz konusudur. Hastaya ait riskler ameliyat öncesi yapılan tahliller ile belirlenir ona göre ameliyata alınmaktadır. Anesteziye (narkoz) bağlı riskler milyonda bir gibi çok düşük düzeydedir.

Bademcik ameliyatı, doku çıkarıldıktan sonra kesi yeri dikilmeyen, açık bırakılan iki saha bırakır. Bu sahalar bir süre açık kalır ve kabuklanıp iyileşir. Kanama bu ameliyatın en önemli riskidir. Ameliyat sonrası kanama riski yaklaşık %3 civarındadır. Bunlardan önemli olanları yaklaşık 1000’de 5 civarındadır

Bademcik ameliyatı sonrası kanama ne zaman olur?

Ameliyat sonrası kanama sıklıkla ameliyattan uyanma sırasında ıkınma, zorlanma gibi karın içi basıncın ve damar basıncının artması sonucu görülür. Bu nedenle ameliyattan sonraki ilk saatler önemlidir. Ancak ilk 24 saat hatta 7-10 gün sonra bile kanama görülebilir.

Bu ameliyat hastanede yatmayı gerektirmeyen ameliyat olmasına karşın, kanama durumunda ailenin telaşlanmasının önüne geçmek için 24 saat hastanede yatırılması da mümkündür.

Bademcikler alınınca vücudun savunma sistemini zayıflatır mı?

Belirgin bir zayıflama olmaz. Çünkü vücutta savunma sistemine destek olan pek çok organ ve oluşum vardır. Bademcikler bunlardan sadece birisidir. Sık tekrarlayan veya kronikleşmiş bademcikler alındıktan sonra boğaz enfeksiyonlarında önemli azalma olmaktadır. Ancak reflü, toz alerjisi veya burun tıkanıklığı olanlarda ameliyattan sonra sık farenjit enfeksiyonları görülebilmektedir. Bunun sebebi bademcik ameliyatı değildir

Alınan bademcikler yeniden büyür mü?

Yeterli alınan bademcik tekrar büyümez.

Ameliyat sonrası ne yapılmalı?

  • Mutlak istirahat edilmeli.
  • İlaçlar düzenli olarak kullanılmalı
  • Boğaz ağrısı olmasına rağmen yemek ihmal edilmemeli. Özellikle yaz aylarında sıvı tüketimi yeterli olmalı.
  • 1 hafta sonra doktor tarafından kontrol edilmeli. Bu süre zarfında kesinlikle katı yiyecekler yenmemeli. Kontrolde doktor önerdikten sonra yenilebilir.
  • Ameliyat yerindeki beyazlıklar kabuklanmaya bağlıdır. İltihaplanma değildir.
  • Ameliyat sonrası yuttuğu kana bağlı koyu kahverengi tükürme veya kusma olabilir. Çok olmaması şartıyla telaşa gerek yoktur.
  • Ancak taze kırmızı kan gelmesi önemlidir ve hemen doktoru ile temasa geçilmelidir.
  • Ameliyattan sonra ateşin 0,5-1 derece yükselmesi normaldir. Daha fazla yükselme varsa sıvı eksikliği olabilir. Sıvı desteğine rağmen düşmüyorsa doktora başvurulmalı.
Güncelleme Tarihi: 24 Mayıs 2018, 07:17

YORUM EKLE