Akciğer PET - Pozitron Emisyon Tomografisi Taraması

Pozitron emisyon tomografi (PET), sofistike bir tıbbi görüntüleme tekniğidir. Moleküler seviyedeki dokulardaki farklılıkların tam olarak belirlenmesi için radyoaktif izleyiciler kullanılır. Tüm vücut PET taramaları ile kan akışı, oksijen kullanımı ve şeker moleküllerinin alınması gibi vücut fonksiyonlarındaki farklılıklar tespit edilebilir. Bu durum, doktorunuzun belirli organlarının nasıl çalıştığını görmesini sağlar. Akciğer sorunları için doktorunuz PET tarama görüntülerini yorumlarken özellikle akciğer bölgesine daha yakından bakabilir. Akciğer PET taraması, akciğer kanserini teşhis etmek için kullanılan tomografi ile birlikte yapılır. Bilgisayarda hızlı metabolik aktivitenin herhangi bir zamanını vurgulayan üç boyutlu görüntüyü almak için iki taramadan edinilen bilgileri birleştirir. Bu işlem, görüntü füzyonu olarak da adlandırılır. Taramalar doktorunuzun iyi huylu (kanserli olmayan) ve kötü huylu (kanserli kitleler) arasında ayrım yapmasını sağlar.

Akciğer PET - Pozitron Emisyon Tomografisi Taraması

PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) Kısaca

Pozitron emisyon tomografisi (PET-CT)  teknolojisi, bilgisayarlı tomografi (CT) ile birleştirilerek, bir çok hastalığın teşhisine olanak sağlayan ve bu alanda dünyada kullanılan en ileri teknoloji tıbbi görüntüleme yöntemidir. PET/CT çok büyük bir oranda kanserin tanı ve evrelemesinde kullanılmaktadır. Bunun yanında nedeni bilinmeyen ateş gibi “tanı konulamayan hastalıkların” teşhisi, enfeksiyon odaklarının bulunması, kalp hastalarında canlı dokunun tespiti ile Alzheimer ve demansın ayrımında da etkinliğinden yararlanılmaktadır. Özellikle kanserin ilk teşhisi, evrelenmesi, yaygınlığının belirlenmesi ve doğru bir tedavi planı çıkarılması için tüm aşamalar PET/CT cihazı ile gerçekleştirilmektedir. PET/CT ile kanser haritası çıkarılarak hastalıkla etkin bir mücadele sağlanmaktadır.

Akciğer PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) Taraması

Yaşam editörleri tarafından hazırlanan hastalık kartlari ilgili hastalığa ait en çok merak edilen sorulara kısaca yanıt verir.

Ne İçin Yapılır?

Pozitron emisyon tomografisi akciğer sorunlarının bulunmasına yardımcı olan bir tarama yöntemidir.

Neye Dikkat Etmeliyim?

Tarama esnasında teknisyenle konuşabilirsiniz ancak tarama devam ederken sabit durmanız önemlidir. Çok fazla hareket, bulanık görüntülerin alınmasına yol açar.

Hangi Doktora/Bölüme Gidilir?

Akciğer şikayetleriniz için gittiğiniz Göğüs Hastalıkları bölümü doktoru uygun gördüğü takdirde sizi PET taraması için yönlendirecektir.

Akciğer PET Taraması Nasıl Yapılır?

Akciğer PET taraması için taramadan yaklaşık bir saat önce radyoaktif izleyici madde ve biraz glikoz içeren bir solüsyon damardan enjekte edilir. Çoğu zaman florin elementinin izotopundan faydalanılır. İğne kısa bir süre acıtsa da genellikle bu işlem acıya neden olmaz.

Solüsyon kan dolaşımına girdikten sonra radyoaktif madde organlarda ve dokularda birikir. Bunun sonucunda gama ışınları olarak enerjiyi yaymaya başlar. PET taramasıyla bu ışınlar algılanır ve detaylı görüntüler elde edilir. Bu görüntüler, doktorunuzun belirli organlarınızı ya da vücudunuzun belirli bir kısmını incelemesine yardımcı olabilir.

Tarama yapılırken, dar bir sedyenin üzerinde uzanmanız gerekir. Bu sedye tünel şeklindeki tarama cihazının içine doğru hareket eder. Tarama esnasında teknisyenle konuşabilirsiniz ancak tarama devam ederken sabit durmanız önemlidir. Çok fazla hareket, bulanık görüntülerin alınmasına yol açar. Tarama yaklaşık olarak 20 ila 30 dakika sürer.

PET Taramasına Nasıl Hazırlanılır?

  • Doktorunuz taramadan birkaç saat önce sudan başka hiçbir şey içmemenizi ve herhangi bir şey yememenizi isteyecektir. Buna dikkat etmeniz oldukça önemlidir. PET taraması sıklıkla hücredeki şekeri metabolize ederek küçük farklılıkların izlenmesini sağlar. Atıştırmalık bir şeyler yemeniz ya da bir şeyler içmeniz sonuçlarınızı etkileyebilir.
  • PET taramasının öncesinde hastane önlüğü giymeniz istenebilir, bazı kliniklerde ise kendi kıyafetinizle tarama yapılabilir. Üzerinizde bulunan mücevherleri ve diğer metalik nesneleri çıkarmanız gerekir.
  • İlaç ya da takviye kullanıp kullanmadığınızı doktorunuza belirtin. Şeker hastalığını tedavi edecek ilaçların kullanılması PET taramasının sonuçlarını etkileyebilir.
  • Kapalı alanlarda bulunmaktan rahatsızlık duyuyorsanız doktorunuz rahatlamanızı sağlamak için size ilaç verebilir. Bu ilaç sizi yatıştıracaktır.
  • PET taraması sırasında az miktarda radyoaktif madde kullanılır. Radyoaktif madde vücudunuzda birkaç saat ya da birkaç gün kalır ve sonrasında etkisini kaybeder. Vücuttan idrar ve dışkı ile atılır.
  • PET taramasıyla maruz kalınan radyasyon miktarı oldukça küçük olsa da hamileyseniz ya da emziriyorsanız radyasyon kullanılan herhangi bir işleme girişmeden önce durumunuzu doktorunuza bildirmelisiniz.

Akciğer PET Taraması ve Kanserin Evresinin Belirlenmesi

Akciğer kanserinin ilerleyişini takip etmek için de PET taraması kullanılabilir. Akciğer kanseri tümörleri gibi daha yüksek metabolik hıza sahip yani daha yüksek enerji kullanan dokular, radyoaktif maddeyi diğer dokulara göre daha hızlı bir şekilde emer. Bu alanlar PET taramasında göze çarpacak şekilde görülür. Doktorunuz büyüyen kanser tümörlerini tespit etmek için elde ettiği üç boyutlu görüntülerden faydalanır.

Katı kanser tümörlerine 0 ile 4 arasında bir aşama verilir. Bu aşama, kanserin ne kadar geliştiğini gösterir. Örneğin, 4. evredeki kanser daha ilerlemiş ve daha yayılmıştır. Tedavi edilmesi ise 0 ya da 1. evrede olan kanserlere göre daha zordur.

Evreleme, kanserin ilerleyişini öngörebilmek için de kullanılır. Örneğin evre 0 veya 1 akciğer kanseri tanısı olan birinin tedavi gördüğünde uzun yaşama olasılığı evre 4 kanseri olan kişiye göre daha yüksektir.

Doktorunuz en iyi tedavi yöntemini belirlemek için akciğer PET taramasından görüntüleri kullanabilir.

PET-CT işlemi nasıl yapılır?

PET/CT işlemi için hastadan en az 6 saat açlık gerekmektedir. İlk olarak hastanın kan şekeri ölçülür. Kan şekeri istenilen sınırlarda ise damardan radyoaktif madde enjekte edilir. Radyoaktif maddeler çeşitli olmakla birlikte en fazla kullanılanı F-18 Florodeoksiglikoz dur. Bu madde Flor-18 isimi radyoaktif maddeye bağlanmış bir şeker molekülüdür. Enjeksiyonu takiben hasta bir saat kadar ilacın dağılması için bekletilir. Ardından PET/CT cihazında çekime alınır. PET-CT kullanılan diğer maddeler, kemikleri görüntülemek için F-18 NaF, prostat kanserlerinin yayılımının araştırılmasında Ga-68 PSMA, Nöroendokrin tümörlerin araştırılmasında kullanılan Ga-68 Octerotidtir. Bunların dışında rutinde pek kullanılmayan birçok radyofarmasotik de bulunmaktadır.

PET-CT kanserli dokunun saptanmasından tedavi planının yapılmasına, tedavi başarısının değerlendirilmesinden ışın tedavisinin planlanmasına kadar birçok aşamada kanserle mücadelede başarıyı önemli ölçüde artırmaktadır.

Kanser tanı ve tedavisinin her evresinde PET/CT

Kanserli hücrelerin normal hücrelerden en önemli farkı, hızlı ve kontrolsüz çoğalmalarıdır. Yüksek faaliyet gösteren hücrelerin enerji ihtiyaçları da normalden fazladır. Kanserli hücrelerin bu süreçte kullandığı şeker, protein ve bazı özel yapı taşları gibi maddeler radyoaktif olarak işaretlenip görüntülendiğinde, kanserli dokuların yeri saptanabilmektedir. PET/CT cihazı bu mantık temelinde çalışır.

Kanser tedavisine yön veren PET/CT, tanı ve tedavinin şu aşamalarında kullanılmaktadır:

  • Kanser şüphesi olan dokunun metabolizmasını belirler. 
  • Çeşitli görüntüleme yöntemleri ile tespit edilmiş kitlelerin kanser metabolizması gösterip göstermediğini ortaya çıkarır. Kitlede PET-CT pozitif ise bu kitle fazla miktarda glikoz tüketiyordur ve kanser olma ihtimali fazladır.
  • Kanser kuşkusu olan dokunun doğru olan bölgesinden parça alınması konusunda yönlendirir. Kanserli doku kontrolsüz çoğalma nedeniyle kendi yapısında da hasar oluşturabilir. Hasarlı alandan alınacak doku parçalarından teşhis için yeterli hücre elde edilemeyebilir, PET/CT canlı hücrelerin yoğunlaştığı alanları gösterir ve biyopsiye rehber olur.

Kanser yaygınlığının değerlendirilmesi

PET/CT teknolojisi, kanser tanısı konulduktan sonra ilk aşamada hastalık yaygınlığını değerlendirme (evrelendirme) amacıyla birçok kanser türünde başarı ile kullanılmaktadır.

Tedavi yaklaşımının belirlenmesi

Bu tetkik sonrasında ortalama olarak üç hastadan birinde tedavi yaklaşımı değişmektedir. Bazen ağır bir cerrahi uygulama yerine ilaç tedavisi yapılabilmekte ve gereksiz bir cerrahi önlenebilmektedir. Bazı durumlarda ise PET/CT uzak yayılımları olduğu düşünülen hastada yayılım olmadığını göstererek ilaç tedavi kararı yerine ameliyatla kanserli dokunun çıkarılması kararına yol açabilmektedir.

Kanser ilacının yararının erken saptanması

Kanser ilaçları yan etkileri önemsenmesi gereken ilaçlardır. Uygun ilacın kullanılması hem gereksiz yan etkilerden kurtaracak hem de kanserli dokuya doğru ilaçla ve erken müdahaleyle hastalığı engelleme şansı yakalanabilecektir. Tedavinin 1 veya 2. kürü sonrasında PET/CT ile yapılacak değerlendirme ilacın ne kadar yararlı olabileceği konusunda bilgi vermektedir.

Tedavi yanıtının belirlenmesi

PET/CT ile kanser ilacına yanıt hem yapısal değişimler hem de hücresel aktivite şiddeti sayısal olarak ölçülerek değerlendirilebilmektedir. Tedavi tamamlandıktan sonra canlı kanser hücresinin varlığının araştırılması ile tedavi etkinliği belirlenebilmektedir. PET-CT tedaviye yanıtı en erken gösteren görüntüleme sistemidir.

Işın tedavi planının yapılması

Radyoterapi ya da ışın tedavisinde radyasyon verilecek canlı tümör hücresi alanları PET/CT ile yapılacak haritalama ile daha doğru ve etkili tedavi şansı verebilmekte ve gereksiz olarak sağlıklı dokulara verilebilecek ışını engelleyerek yan etkilerin azalmasını sağlayabilmektedir.

Tekrarlayan hastalığın erken saptanması

Tedavi kürleri tamamlandıktan sonra hastalar ultrason ve tomografi gibi yöntemler ve kan tahlilleri ile takip edilir. Bu yöntemlerde kuşkulu durum oluşursa canlı kanser hücrelerinin yeniden ortaya çıktığı ve yaygınlığı PET/CT yöntemi ile başarı ile saptanır.

Güncelleme Tarihi: 19 Mart 2019, 14:16

YORUM EKLE