Arınç: Tezkerenin amacı savaş çıkarmak değil, sınırları güvenlik altında tutmak

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Meclis'te kabul edilen tezkerenin amacın savaş olmadığını, sınırları güvenlik altında tutmak olduğunu söyledi. Arınç, Akçakale'nin boşaltılmasının da söz konusu olmadığını da vurguladı.Başbakan...

Arınç: Tezkerenin amacı savaş çıkarmak değil, sınırları güvenlik altında tutmak
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Meclis'te kabul edilen tezkerenin amacın savaş olmadığını, sınırları güvenlik altında tutmak olduğunu söyledi. Arınç, Akçakale'nin boşaltılmasının da söz konusu olmadığını da vurguladı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Diyarbakır'a tarihi Ulu Camii'nin restorasyon çalışmaları biten 'Hanefi' bölümünü açmak geldi. Cuma namazı sonrası açılışı gerçekleştiren Başbakan Yardımcısı Arınç, ardından öğle yemeği için Gazi Köşkü’ne geçti. Burada gazetecilere gündeme dair çeşitli açıklamalarda bulunan Arınç, AK Parti’nin 4. Olağan Kongresi'ne değindi. Başbakan'ın kongrede duygusal bir konuşma yaptığını ifade eden Arınç, Erdoğan’ın Genel Başkanlık ve Başbakanlık'ta son dönemi olduğunu dile getirdi. AK Parti’nin hazırladığı siyasi vizyon ile ilgili belgeden bahseden Arınç, söz konusu belge ile siyasi, ekonomik ve dış politika açısından atılması düşünülen adımların yer aldığını ifade etti. Arınç, kitapta Diyarbakır ve bölgeyi yakından ilgilendiren bölümlerin olduğunu söyledi.


22 BİN ÖĞRENCİ KÜRTÇE DERSİNİ SEÇTİ

Bu yıl okullarda Kürtçe’nin seçmeli ders olarak okutulmaya başlandığını hatırlatan Başbakan Yardımcısı Arınç, Kürtçe için alfabe ve kitabın hazırlandığını belirterek şunları söyledi: "Bazı aksaklıkların görülebilir ancak devamında sonuçları daha iyi olacak. Bu yıl Kürtçe'yi 22 bin civarında öğrenci seçmeli ders olarak seçti. Bu küçümsenecek bir rakam değil. Tamamen tercihe bağlı bir durum. Umarım ileri ki yıllarda belki öğrenci sayısı daha da artacaktır. Türk Dil Kurumu'na kapsamlı bir Kürtçe lügat hazırlaması için talimat verdik. Milli Eğitim Bakanlığı, Kürtçe'yi seçen çocuklara küçük bir lügatçe verecek."

KÜRTÇE İFADE VERİLMESİNİ YASAL DÜZENLEME İLE SAĞLAYACAĞIZ

Mahkemelerde Kürtçe savunma yapılmak istenmesiyle ilgili de Arınç şöyle konuştu, "Bu yıllarca konuşulan tartışılan bir konu oldu. Bence ne olursa olsun iyi niyet, kötü niyet araştırmasını bir tarafa bırakarak, -ki kimsenin kalbini yarıp bakamıyoruz.-Dünyada evrensel bir karar var; savunma hakkı kutsaldır. Savunma hakkı kısıtlanamaz. Bir insan ne diyorsa mahkeme onu dikkate almak zorundadır. Dolayısı ile sorgusunu ve savunmasını Kürtçe yapmak isteyen bir insana hem tercüman tutmak hem kendi ifadesini almak doğru bir karar olacaktır. Kürtçe ifade verilebilmesi içinde ilgili yasal düzenleme yapılacak."

YENİ ANAYASA BU YIL BİTİYOR, SİYASİ PARTİLERİN KAPATILMASI ZORLAŞACAK

Yeni yapılacak anayasal düzenlemeyle siyasi partilerin kapatılmasının tamamen önüne geçeceklerini kaydeden Arınç, partilerin kurulmasını zorlaştıran maddelerin de kaldırılacağını dile getirdi. Arınç, şunları söyledi: “Bir partinin kurulması konusunda yasaklayıcı ve kısıtlayıcı maddeler var. Bunları da tamamen kaldıracağız. Tüzüğüne ne koyarsa koysun, programını nasıl yaparsa yapsın, ifade özgürlüğü fikir özgürlüğü bağlamında partilerin kapatılmasının da önüne geçmiş olacağız. Siyasete katılımın önünde engeller varsa bütün yurttaşlarımızın için bunları da en kısa sürede kaldıracağız. Yeni anayasamızın yapılması konusunda AK Parti bugüne kadar verdiği desteği sonuna kadar da vermeye devam edecek.”


ANAYASA ÇALIŞMALARI YIL SONUNA BİTİRİLECEK

Anayasa çalışmalarının bu yıl sonuna kadar bitirileceğini dile getiren Arınç, AK Parti’nin bu konuda üzerine düşeni yapacağını belirterek, “Başkaları ayrılsa, bu işten kaçsa bile biz sonuna kadar yeni anaysa konusunda çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ve yeni anayasa milli birlik ve kardeşliğinin kucaklaşmasının temin edilmesi yolunda bütün ayrımcılıkları ortadan kaldıran, nefret söylemlerini ortadan kaldıran, ırkçılığı ortadan kaldıran yeni sivil bir anayasayı yapmayı da milletimize vaat etmiştik, bu sözümüzü tutuyoruz.” dedi.

TERÖRLE MÜCADELE ADINA EN SERT TEDBİRLERİ ALACAĞIZ

Arınç, terörle mücadele konusunda en sert tedbirlerin alınacağını, silahlar susmadan, bırakılmadan terör eylemleri devam ettiği sürece ülkenin korunması adına taviz verilmeyeceğini ifade ederek şu bilgileri verdi: “Silahların bırakılması, şiddetin durması, konuşmanın başlaması ile her türlü siyasi talepler rahatlıkla söylenebilir ve konuşulabilir. Siyaset yapmanın önünü tamamen açacağız. Dolayısı ile şiddete silaha eyleme hiçbir gerekçe kalmayacak ve herkes bize ne kadar aykırı gelse bile bu ülkede her şey konuşulacak. Hiçbir şeye kısıtlama getirilmeyecek. Dolayısı ile eylemlerin son bulması, silah bırakılması konusu sadece hükümetin talebi değil. Milyonların da ‘böyle olması gerekir’ sözlerini duymak istiyoruz. Halkımızın da kuvvetli adımlarla buna destek vermesini istiyoruz.” diye konuştu.

SURİYE AKÇAKALE OLAYININ BİR DAHA OLMAYACAĞINI RUSYA ARACILIĞI İLE İLETTİ

Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesine düşen top mermisini saldırı olarak değerlendiren Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Suriye’de rejim ve Esed yanlılarının halkı katlettiğine dikkati çekerek, " Şuana kadar 60 bin Suriyeli hayatını kaybetti. 22 Haziran’da Türk uçağının düşürülmesinden sonra Suriye’ye karşı angajman kurallarını değiştirdik. Akçakale'de yapılan bir saldırıdır. 'Bunun tekrarı olursa aynı şekilde karşılık vereceğiz’ dedik ve ondan sonra hareket hattımız böyle oldu. Buraya iki top mermisi düştü ve insanlar evlerinde sokaklarında hayatlarını kaybetti. Esad güçleri tarafından atılan bir top mermisinden bu hadisenin yaşandığı ifade edildi ve karşı tarafta bunu kabul etti. Enformasyon Bakanı’nın söylediğine bakarsanız bundan da üzüntü duydular ve tekrarı olmayacak şekilde Rusya aracılığı ile bize mesaj ilettiler.” şeklinde konuştu.

CHP ESAD YANLISI POLİTİKA İZLİYOR

Suriye’ye tezkere konusunda CHP’nin tutumunu eleştiren Arınç, anamuhalefet partisini Esad yanlısı politika takınmakla suçladı. Arınç, şu ifadelere yer verdi: “Bunun kazara düşmüş olabileceğini onları affetmemiz gerektiğini söylüyorlar. Hatta yer yer de ‘bunu muhalifler yapmış olamaz mı?’ diyerek kafa karıştırmaya çalışıyor. Evet, her ihtimal araştırıyor. Ama ne yazık ki bomba mermisi düşmesinde tek başına rejim yanlısı güçler ve Esad’ın askerleri sorumludur.” Arınç, tezkere konusunda BDP’nin ‘savaşa hayır diyoruz’ şeklinde söylemlerine de bir anlam vermediğini dile getirdi.

TEZKERENİN AMACI SAVAŞ ÇIKARMAK DEĞİL

Tezkere ile amacın savaş çıkarmanın aksine ülkeyi korumak olduğunu belirten Arınç, “Savaş asıl değildir, barış asıldır. Ama savaş bir ülke için bir vatan için eğer bir ihtiyaç haline geliyorsa her ülkede askerini onun için geliştiriyor ve buna karşı tedbirler alıyor. Biz kendimizi korumanın, ülke topraklarını korumanın derdindeyiz. Bugüne kadar Suriye topraklarına müdahale düşünmediğimiz gibi yabancıların müdahalesine sıcak bakmadık izin vermedik.” ifadelerini kullandı.

AKÇAKALE BOŞALTILMAYACAK

Akçakale’nin boşaltılmasının söz konusu olmadığını ifade eden Arınç, konuşmasını şöyle tamamladı: “Niçin böyle bir şey olsun. Orası da bizim güzel bir toprağımız. İnsanlarımız orada huzur içinde yaşayacaklar. Biz bunun için gerekli tüm tedbirleri alacağız. Biz 75 milyon insanız. Toprağımızın her yerinde huzur ve barıştan yanayız. Gerçek barışı en kısa zamanda hem ülkemizde hem Suriye’de hem başka topraklar görmek mümkün olur.”

YORUM EKLE