Özal'ın zehirlenmesi kimin işine geliyor?

Bugün gazetesi tarafından yayınlanan ve Türkiye’nin merhum 8. Cumnhurbaşkanı Turgut Özal’ın vücudunda yüksek oranda striknin izine rastlandığı haberi geniş yankı uyandırdı.

Özal'ın zehirlenmesi kimin işine geliyor?

 Bugün gazetesi tarafından yayınlanan ve Türkiye’nin merhum 8. Cumnhurbaşkanı Turgut Özal’ın vücudunda yüksek oranda striknin izine rastlandığı haberi geniş yankı uyandırdı. Bu haberler Adli Tıp uzmanları tarafından reddedildi.

Cumhurbaşkanı Turgut Özal 1993’te aniden vefat etmişti. Resmi ölüm nedeni kalp krizi olarak açıklanmıştı. Ancak vefatından bir süre sonra eşi Semra Özal, eşinin Bulgar elçiliğindeki kabul sırasında içtiği limonataya katılan arsenik ile zehirlendiğini açıklamıştı.

Türk kamuoyunda 20 yıldan bu yana eski cumhurbaşkanının zehirlenip zehirlenmediği üzerine tartışmalar yapılıyor. Bu söylentilere bir son verme kararını şimdiki CumhurBaşkanı Abdullah Gül verdi. Cumhurbaşkalığına bağlı Devlet Kontrol teşkilatına verdiği talimat ile detaylı bir araştırma yapılmasını istedi. Bu çalışmanın sonucunda 2012 haziran sonunda Turgut Özal’ın doğal ölümünü şüphe altında bırakan bir rapor yayınlandı. Eylül ayında da Ankara savcılığının verdiği 17 eylül tarihli bir karara göre 2 ekimde eski cumhurbaşkanının mezarı açıldı. Adli Tıp’tan yapılan açıklamada yapılan analiz sonuçlarının en az iki ay sonra, yani aralık ayında belli olacağı ifade edilmişti.

Ancak Bugün gazetesi Cuma günü yayınladığı haberde, muhabirinin yapılan incelemenin ön sonuçlarını öğrendiğini bildirdi. Bugün gazetesi, adli tıp uzmanları Özal’ın vücudunun nispeten az yıpranmış olmasına şaşırdılar diye yazıyor.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, mezarın açılmasından hemen sonra yaptığı açıklamada ’20 yıl önce toprağa verilmiş bir insanın kalıntılarından çok daha fazlasına sahibiz. Adli tıp uzmanlarının bazı şüpheleri şimdi ortadan kalktı. Yapılacak ekspertizin başarılı olması için tüm veriler mevcut’ demişti.

Gazetede adli tıp uzmanlarının eski cumhurbaşkanının vücudundan alınan kemik iliği ve iç organların (bağırsaklar ve böbrekler) incelendiğini ifade ettiklerini yazıyor. Gazetenin yazdığına göre ilk sonuçlara göre Özal’ın vücudunda yiyeceğine karıştırılmış olabilecek büyük miktarda striknin tespit edildi.

Bu haber basın-yayın organlarının ve sosyal paylaşım sitelerinin büyük bir çoğunluğu tarafından hemen paylaşıldı. Ortaya çıkan bu bilgi ile ilgili olarak Adli Tıp başkanı Halit İnce basına resmi bir açıklama yapmaya karar verdi. İnce, böyle bir haberin nasıl ortaya çıkabileceğini bilmediğini ve hiç bir striknin tespit etmediklerinin altını çizdi. Basın şu anda hararetli bir şekilde bu açıklamayı tartışlıyor.

Özal’ın zehirlendiği haberinin toplumun dikkatini diğer sorunlardan başka yöne çekecek şekilde ‘zamanında’ çıktığını belirtmek gerekir. Son günlerin en çok tartışılan konusu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül arasındaki anlaşmazlık idi. Şu anda iki başlı bir iktidara müsaade edilmemesi gerektiği tartışılıyor. Bunun dışında, Erdoğan’ın hastalığı etrafında başlayan iktidar mücadelesinden dolayı iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’ndeki çelişkiler hakkındaki boğuk sesleri de eklemek gerekir. Bir de ülkenin dış politikasının Suriye’deki durumdan dolayı çıkmaza girmek üzere olması durumu söz konusu. Suriye krizinin kendisi tarafından karlı bir şekilde çözülmesi halinde Türkiye’nin alacağı artıların yerine şimdi Ankara, sadece puan kaybediyor. Diğer komşular ile ilişkiler de en iyi durumda değil (İran, Irak, Ermenistan, Yunanistan ve bazı uzmanların son zamanlarda eklediği üzere Rusya).

Turgut Özal, Cumhurbaşkanlığı makamında 1989 – 1993 yılları arasında bulunmuştu. Öldüğünde cumhurbaşkanı idi. Geniş düşünebilen bir politikacıydı, ülkedeki devlet kapitalizminden piyasa ilişkilere geçişe yardımcı olan ekomomik reformlara ivme vermeyi başarmış bir kişi idi.

1998’de Anavatan Partisi’nin Ankara’daki kongresinde, ölümüne beş yıl kala Özal’a karşı bir suikast girişiminde bulunulmuş, kendisi hafif yaralı olarak kurtulmuştu.

Özal’ın doğal olmayan ölümünün nedenlerinden biri, yerel uzmanlar tarafından Kürt Sorunu’nu çözme çabaları olarak gösteriliyor. Çünki eski Cumhurbaşkanı Özal, PKK ile (Türkiye’de terörist olarak kabul edilen, 1984’den bu yana Türkiye topraklarında Kürt Otonomisi kurulması için mücadele eden Kürdistan İşçi Partisi) bazı mutabakatlara varmayı başarmıştı.

Özal aynı şekilde 1915 olayları nedeniyle gergin ilişkiler içinde olduğu Ermenistan ile bazı olumlu mutabakatlara varmış idi. Bu da eski Cumhurbaşkanı’nın muhtemel ölüm nedenlerinden biri olarak sayılıyor.

Özal’ın eşine gelince, o da eşini ‘Büyük Türkiye Cumhuriyeti’ olarak adlandırılan projesinin gerçekleşmemesi için zehirledikleri iddiasını öne sürdü. Özal böyle bir devlete karşı ‘dünyanın hiç bir devletinin duramayacağını’ söylerdi. Özal, ölümünün arefesinde yaptığı ziyaret sırasında bazı Orta Asya ülkeleri yöneticileri ile mutabakatlar yapmıştı.
Güncelleme Tarihi: 02 Kasım 2012, 21:17

YORUM EKLE