Osmanlıda Erkeğin Kadına Hediyesi

Osmanlı zamanında erkekler bayanı memnun etmek için çeşitli hediyeler alırlardı, bu bir adetti. Günümüzde hediye alma adetleri hala devam etmekte fakat hediyeler anlam ve önemini kaybetti.

Osmanlıda Erkeğin Kadına Hediyesi

Şimdilerde erkekler, bayanlara genel olarak çiçek hediye etmekte. Bayanları memnun etmek isteyen erkekler, işi abartarak pahalı ürünlerde almakta ama bu hediyelerin hiç bir anlamı yok.

Hediye edilen pahalı bir telefonun ne anlamı olabilir ki?
Zaten bir kaç ay sonra telefonun modeli eskiyecek…

Osmanlı zamanında hem erkeklerin hem de bayanların birbirlerine aldığı önemli hediyelerden biri de "ayna" ve "kemik tarak" idi.

Erkekler bayanlara, "Ayna" alırdı. Ve bu hediye, “Sana senden daha güzel bir hediye bulamadım” anlamına geliyor. Bir bayana hediye edilebilecek en güzel hediyelerden bir tanesi.

Bayanlar da erkeğe, "Tarak" alırdı. 

Eski dönemlerde büyük talep gören "kemik tarak" ve "ayna" değişen düzene yenik düşen el sanatlarından olmak üzere ne yazık ki. Şimdilerde ustalar geçim derdinden boynuzları takı ve hediyelik eşya olarak da değerlendirmekte.

Eskiden erkeklerimizin cebinde "tarak" eksik olmazdı. Saçlar sürekli arkaya doğru taranır; tertipli ve düzenli görünürlerdi. Daha eskilere gidersek osmanlı döneminde beyzadeler kolalı gömlekleri ve şık takımlarıyla yollarda salınırken aksilik o ki çıkan rüzgârda dağılan saçlarını yanlarında bulundurdukları taraklarıyla düzeltirlerdi. Mahallenin bıçkın delikanlıları sevdalılarıyla buluşmadan önce gür bıyıklarını dizginlemede taraklardan yardım alırdı.

Hanımefendiler unutulur mu hiç! Onların da beline düşen saçları annelerinin elleriyle taranır, bir de saçlarına mavi boncuk takılarak nazardan korunurdu. Gelinlik kızlara gümüş tarak ve ayna hediye edilirdi. Her tarağın ve ayna'nın bir hikâyesi ve bir anlamı vardı.

Bu hikâyeler ve anlamlar yaşa, cinsiyete, geleneğe, coğrafyaya, zamana göre değişse de usta ellerden çıkan ayna ve taraklar her zaman insan hayatının vazgeçilmezleriydi.

Asıl vazgeçilmez olan ise zanaatını gönlüyle, nasır tutmuş eliyle, yorulmuş gözleriyle, kaybolmasından korktuğu emeğiyle yapan ustalardır.

Güncelleme Tarihi: 22 Mayıs 2018, 03:22

YORUM EKLE