Kadınların Bir Tarafı Hep Yarım Kalır...

Sabah sıkkın, öylesine, dermansız uyandım. Güneş biraz gösterdi yüzünü, açıldım. Çok heyecanlandığım bir filmi izleyecektim. Bir kadının elinden çıkan, Yeşim Ustaoğlu imzalı “Tereddüt”ü...

Kadınların Bir Tarafı Hep Yarım Kalır...

Hayatın gündelik işleri ruhumu esir almaya çalışırken, beni kendime unutturmaya uğraşırken ve her şeyin kendimle ilgili olduğu yanılsamasına kapılmışken uyandım. “Tereddüt” beni uykumdan uyandırdı.

YARIM KALMIŞ BİR BÜYÜME HİKAYESİ: ELMAS

Ait olduğumuzu zannettiğimiz küçük dünyanın tek dünya olduğunu düşünüyoruz. En büyük dert bizim derdimiz, en aşık biziz ve tabi ki acıların en büyüğünü çekmek için biz seçilmişiz. İnsan alışandır denir ya hep, bence insan kendisine acıyandır. O çok önemsediğimiz işlerimiz, kimliğimiz, bakış açılarımız, hayatın saf gerçeğiyle karşılaştırılınca önemini yitiriyor. İşte bende bu duyguyu uyandırdı “Tereddüt”. Tatil yapmak veya fotoğraf çekmek için gidilebilecek bir sahil kasabası, yaşı mahkemede büyütülen bir kız için lebiderya hapishaneye dönüşüyor. Annesinin artık okumayacaksın, evleneceksin dediği o küçük kız, okul önlüğünü çıkarıp gelinlik giyiyor. Sonra kadınlık giysisi büyük geliyor bedenine. Kocasının her gece üzerine binen bedeni de ağır geliyor. Hayat ağır geliyor Elmas’a. Elmas her gün temizlik yapıyor, çarşafları özenle düzeltiyor, kayınvalidesine bakıyor, yemek yapıyor. Yan baktın diye birbirlerini boğazlayan insanların dünyasında Elmas sadece 15 yaşında olmak istiyor.

ECEM UZUN BANA ELMAS'I ANLATTI

Antalya’da hem ulusal hem uluslararası dalda en iyi kadın oyuncu ödülü alan Ecem Uzun’un gerçekten rolünün hakkını verdiğini düşünüyorum. Elmas’ın yaşadığı sıkıntıyı, korkuyu, çaresizliği iliklerime kadar hissettim. Ecem Uzun’un teni, saçları, yutkunurken çıkardığı ses, mutlu olduğu o kısa anlarda gözünde yanan minik ışığa kadar her şey Ustaoğlu’nun oyuncu seçiminde ne kadar doğru şeyler hissettiğini düşündürdü bana. Çok ağır bir sorumluluk yüklenmiş Uzun. Çok yaralı ve çok gerçek bir karaktere hayat vermiş. Canım yana yana, içimde bir yerlerde vicdanım üşüye üşüye, ağlaya ağlaya izledim onlu sahneleri.

NE OLURSA OLSUN KADINLARIN BİR TARAFI HEP YARIM KALIR: ŞEHNAZ 

Herkes birbirinin yerinde olmak istiyor, çoğu benim yerimde. Uzmanlığımı Psikyatri dalında yaptım. İdealistim. Bir sahil kasabasında çocukların psikolojik sorunlarıyla ilgileniyorum. Güzelim, akıllıyım. O zaman içimdeki bu koca boşluğun adı ne? İşte Şehnaz’ı hep böyle duydum ben. Ondan yardım bekleyen bir el vardı. Elmas’ın eli. Peki Şehnaz’ın eli kimdi? Kocası mı, başka bir adam mı, yardım ettiği çocuklar mı? Şehnaz acının görünmeyen tarafını çekiyordu. Dışarıdan iyi görünen, içeriden idare bile edemeyecek durumda olanı resmediyordu. Kadındı işte. Kendine yetse aşağılanan, yardım istese kullanılan... Hiç düşünmese bile yargılanan. İşte bu yüzden kadınlar hep yarım kalacak.

FUNDA ERYİĞİT GÖNLÜMÜN EN İYİ KADIN OYUNCU

Funda Eryiğit daha ilk sahneden büyüledi beni. Rolüne öyle iyi çalışmış ki! Bir psikyatristin hastasıyla kurduğu hem uzak hem yakın ilişki biçimini izlemek çok keyifliydi. Çalıştığı taşra hastanesinde ve kocasıyla yaşadığı büyük şehir ortamında girdiği o iki farklı kadın karakterini keşfetmek heyecan vericiydi. Çok güzel bir kadın izledim film boyunca. Her haliyle, her bakışıyla, ağlarken, inlerken, gülerken... Yaşadığımız tüm acılara rağmen, kadın olmak çok güzel!
Kadın manifestosu yazmıyorum tabi ki. Mehmet Kurtuluş, Okan Yalabık, Serkan Keskin de kadroda. Erkeğin her halini izledim onlar sayesinde. Yanlarına yaklaştım bazen, bazen yerlerine geçtim. Muazzam peformansları için tüm kadınlar adına teşekkür ederim.
Yeşim Ustaoğlu... Soyadın nereden gelmiş senin? Düzenin doğurduğu o kocaman boşluğu, iki kadının küçücük yüreğinden akıtıp nasıl da anlattın? Sadece iyi yönetmen olmak yetmiyor sanırım. İyi insan olmaya çalışmak, yaşadığın toprakları iyi tanımak, kendini iyi anlamak gerekiyor aslında. Teşekkür ederim, beni kendime biraz daha yaklaştırdığın için.



Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.