Nasreddin Hoca Fıkraları

İşte Nasreddin Hoca Fıkraları...

Hikaye 26.08.2014, 22:00 26.08.2014, 22:03 Sena Turhan
Nasreddin Hoca Fıkraları
Hatim İndiririm
Nasrettin Hoca'ya karısı bir akşam:
- Sen benim yüzüme bakarak sadece besmele çekiyorsun, demiş.
Hoca:
- Eee ne olmuş ki?
Karısı:
- Hâlbuki imam efendi karısının yüzüne bakınca Yasin-i Şerif okuyormuş.
Hoca gülmüş:
- Senin yüzün o kadar güzel olsa, ben hatim bile indiririm.
 
Dünyanın Dengesi
Hoca'nın, her sorunun altından kalktığını duyan bir adam:
- Benim soruma bir cevap bulamaz diye öğünür.
Günlerden bir gün yolda karşılaşırlar. Adam sorar:
- Hocam der, söyler misin, sabah olup da insanlar evlerinden çıkınca ne diye hep aynı yöne gitmezler de kimi o yana, kimi bu yana gider?
Hoca hemen cevabını verir sorunun:
- Yahu efendi der, herkes aynı yöne gidecek olursa dünyanın dengesi bozulurdu!.
 
Oğlak Büyüdü
Bir gün Nasrettin Hocaya burcunu sormuşlar.
Hoca :"Tekedir" demiş.
"Aman hocam nasıl teke olur?" diye sormuşlar.
Hocada:" ben doğalı 70 sene oldu oğlak büyüdü teke oldu" demiş.
 
Papazın Sakalı
Kendini beğenmiş bir papaz çıkar Hoca'nın karşısına.
- Bütün dünyayı dolaştım, sorularıma cevap veren kimse çıkmadı. Bir de sana sorayım Hoca
- "Söyler misin, kaç tane yıldız var gökyüzünde?"
Hoca cevap verir:
- Bir eşeğin kılları kadar...
- Nasıl cevap bu der papaz, eşeğin kılları sayılır mı hiç?
- Peki der hoca, gökteki yıldızların sayılabileceğini kim söylemiş?
Papaz:
-İkinci sorumu bil bakalım. Sakalımda kaç tane kıl vardır benim?
Hoca yine cevap verir:
- Eşeğin kuyruğunda kaç kıl varsa o kadar.
- Nereden biliyorsun diyecek olur papaz. Hoca şöyle anlatır:
- İnanmazsan otur şuraya. Sıra ile bir eşeğin kuyruğundan kıl koparalım bir senin sakalından. Eğer senin yüzün kabak gibi ortaya çıktığında eşeğin kuyruğunda hala kıl kalırsa senin haklı olduğuna inanırız.
Papaz sus pus olup sıvışır hemen..
 
Uzun Namaz
Nasreddin Hoca ile adamın biri birlikte yola çıkmışlar, bir süre sonra hoca:
- Namaz saati! Demiş, başlamış kılmaya.
Rekât üstüne rekat, selam üstüne selam.
Adamın beklemekten canı sıkılmış, hoca namazı bitirince sormuş:
- Yahu bu ne uzun namaz böyle?
- Kazaya kalmış namazlarım vardı, onları eda eyledim.
Bu sefer adam:
- Eh ben de bir namaz kılayım! demiş ve başlamış namaza.
Ama ne namaz, bitmiyor, sonunda hoca dayanamamış:
- Mübarek, senin namaz da uzun sürdü.
- Önümüzdeki haftanın namazını kıldım...
 
Kıyamet Kopacaksa
Hoca'ya bir oyun oynamak isteyen üç beş komşusu:
- Hocam derler, duyduk ki yarın kıyamet kopacakmış. Gel senin şu kuzuyu kesip yiyelim.
Söyleyene inanmadığı halde:
- Olur der hoca, dediğiniz olsun. Bir dere kenarında kızartır yeriz.
Güle oynaya derenin kenarına gelirler. Kuzu kızartılırken Hoca :
- Haydi der, ırmağa girip serinleyin biraz. Hava çok sıcak.
- Hay sağ olasın Hoca derler. Sen hele kuzuyu kızartıver.
Sonra soyunup ırmağa girerler neşeyle.
Onlar yıkanıp eğlenirken hoca hepsinin elbisesini ateşe atıp bir güzel yakar.
Adamlar dereden çıkıp da olanları anlayınca:
- Yahu hocam derler ne yaptın sen? Şimdi nasıl döneceğiz köye?
- Bu kadar üzülmeyin canım der hoca gülerek.
Nede olsa yarın kıyamet kopacak. Elbiseye ne gerek var..
 
Memnun mu?
Nasreddin Hocaya sormuşlar:
- Hocam Ramazan bizden memnun mu, onu memnun edebiliyor muyuz?
Hoca cevaplamış:
- Memnun olmasa her sene 10 gün önce gelir miydi?
 
Marifet Kavukta mı?
Adamın biri kargacık burgacık yazılarla dolu bir mektup getirir Hoca'ya:
- Hocam der şunu okuyuver Allah aşkına.
Hoca mektuba dikkatle bakar. Yazı o kadar kötü ve karışıktır ki okumak mümkün değil.
- Al der, ben bu yazıyı okuyamadım!
Adam birden sinirlenir:
- Yahu der, ne biçim hocasın sen! Kocaman kavuğundan bari utan. Bir mektubu bile okuyamadın!
Bu sefer sinirlenmek sırası Hoca'ya gelir. Kavuğunu çıkartıp adamın kafasına geçirerek:
- Haydi der, marifet kavuktaysa sen oku da görelim!
 
Onun Üstü Daha Kirli
Hoca'nın hanımı dere kenarında çamaşır yıkarken bir karga gelip sabunu kapmış. Zavallı kadın :
- Aman hoca demiş, karga sabunu kaçırıyor!
Hoca:
- Be hanım demiş, bırak götürsün. Onun üstü bizimkinden daha kirli....
 
Helva
Bir gün Hoca’nın canı helva çekmişti. Ama parası yoktu. Bakkala gitti, yutkunarak sordu:
-Bakkal başı, sende un var mı?
-Var.
-Yağ ile şeker de var mı?
-Onlar da var.
-Bre mübarek, ne duruyorsun öyleyse, helva yapıp yesene!
 
Sanatın Yarısı
Nasreddin Hoca çocukken onu bir terzinin yanına çırak olarak vermişler. Aradan altı yedi ay geçmiş.
Bir gün anacağı çocuğu yanına oturtup:
- Anlat bakalım oğlum demiş bu kadar aydır gidip geliyorsun. Ne öğrendin ustandan?
Küçük Nasreddin kocaman gözlerini anasına dikip:
- Anam diye cevap vermiş. Dualarının bereketiyle terzilik sanatının yarısını öğrendim. Artık dikilmiş şeyleri güzelce sökebiliyorum. Şimdi iş sökülmüşleri dikmeye kaldı. Ama sabredip onu da öğreneceğim,
 
Yemi Kim Verecek?
Nasreddin Hoca, bir gün eşeğiyle odun getirir. Hava da çok sıcak olduğundan hem kendisi hem eşeği kan ter içinde kalırlar. Hoca odunları indirir, yerleştirir.
Karısına:
- Hatun, eşek çok yoruldu, onu bir yemleyiver, diye seslenir.
Karısı da o gün yorgun olduğundan:
- Efendi, benim isim var, sen yemleyiver, der.
Hoca sıcaktan iyice bunalmış vaziyette kendini minderin üzerine atar.
- Olmaz! Hiç halim yok, veremem, sen ver der.
Eşeğin yemini sen vereceksin ben vereceğim derken is kızışır. Epeyce tartışırlar.
En sonunda Hoca:
- Pekâlâ! Öyleyse aramızda bahse tutuşalım. Kim önce konuşursa eşeğe o yem versin. Anlaştık mı?
Karısı teklifi kabul eder. İkisi de birer köseye çekilirler.
Az sonra kadın, el işini alarak komşuya gider. Hoca bir şey diyemez.
Aradan biraz zaman geçer. Eve bir hırsız girer. Hoca'yı görünce kaçacak olur. Ama Hoca'dan hiç ses ve tepki gelmediğini anlayınca kaçmaktan vazgeçer.
Ortalıkta ne var ne yoksa koca bir çuvala doldurur. Hoca'nın gözleri önünde çuvalı yüklenerek evden çıkar.
Karısı epey zaman sonra eve girip evin halini görür. Eşyaların yerinde yeller esmektedir. Telaşla:
- Bu ne hal Efendi! diye çığlık atar.
Hoca yattığı yerden doğrularak:
- Haydi, bakalım Hatun, bahsi kaybettin. Eşeğin yemini sen vereceksin!
 
Sesimin Gittiği Yer
Bir gün Hoca'yı bütün gücüyle koşarak ezan okuyor gören komşuları iyice şaşırmışlar.
Birisi:
- Yahu hocam demiş, nasıl iş bu?... Ardından atlı mı kovalıyor seni!
- Hayır demiş Hoca. Sesimin nereye gittiğini anlamak için koşuyorum...?
 
Fidan
Nasrettin Hoca bir gün evinin bahçesine birkaç fidan diker. Fakat diktiği fidanları akşam söker. Ertesi sabah aynı fidanları yeniden bahçeye diker. Fidanları akşam tekrar söker. Hoca’nın yaptıklarını gören komşuları dayanamayıp yanına gelirler.
-Hocam, bakıyoruz; fidanları sabahları dikiyor, akşamları da söküyorsun. Bu nasıl iş, bir türlü akıl erdiremedik.
-Ah, hiç sormayın komşular... Baksanıza ortalık hırsızlardan geçilmiyor. Ne olur ne olmaz, insanın malı hep gözünün önünde olmalı!
 
Yalancı Şahitle Hoca'nın Eşeği
Hoca şehrin kadısını ziyarete gitmiş. Eşeğini de mahkeme kapısının önüne bağlamış. Bu sırada yalancı şahitlik suçundan ceza alacak bir adam getirmişler. O devirde böylelerine verilen ceza, bir eşeğin sırtına ters oturtulup çarşı pazar dolaştırılmakmış. Kadı Efendi hocadan eşeğini vermesini rica etmiş. Yalancı şahidi Hoca'nın eşeğine bağlayıp götürmüşler. O gün akşama kadar eşeğini beklemek zorunda kalmış Hoca.
Bir başka gün yine Kadı Efendiyi ziyarete gelmiş
Hoca. Yine aynı adamı yalancı şahitlik suçundan getirmişler. Hoca dayanamamış:
- Yahu demiş bana baksana sen. Ya yalancı şahitlikten vazgeç, ya da kendine bir eşek satın al!.
 
Halep Ordaysa Arşın Burada
Palavracının biri başına topladığı üç beş cahile karşı övünüp duruyormuş:
- İşte ben böyle güçlü ve maharetli bir adamım.
Evet ben Halep'te bulunduğum sıralarda altmış arşın uzağa atlamış bir kimseyim!...
Hoca da bu sırada oradan geçiyormuş. Palavracının yanına yaklaşıp:
- Yaa demiş demek sen altmış arşın atlarsın.
Haydi atla da görelim.
Adam hık mık etmiş. "Ama demiş ben Halep'te atladım..." Hoca kızmış:
- Canım demiş, Halep oradaysa arşın burada!?
 
Testiyi Kırmadan
Hoca oğlunun eline bir testi tutuşturup çeşmeden su getirmesini istemiş. Çocuk dışarı çıkarken de ensesine bir tokat atıp:
- Testiyi kırma ha! Diye öğüt vermiş. Bunu gören komşulardan biri :
- Yahu Hoca demiş, henüz testiyi kırmadan ne diye dövüyorsun yavrucağız?
Hoca cevap vermiş:
- Testiyi kırdıktan sonra dövmüşüm neye yarar be birader!.
 
Düşünen Hindi
Küçük bir papağanın on beş altına satıldığını gören Hoca, bir koşuda evine gidip kümesteki hindisini tutmuş. Apar topar pazara götürüp başlamış bağırmaya.
- Satılık hindii... Satılık hindii... Yirmi altına satılık hindi! Şaşırmışlar pazardakiler.
- Yahu hocam demişler. Bir hindinin yirmi altın ettiği nerede görülmüş?
- Ne var yani diye çıkışmış hoca. Demin bir kuşu on beş altına sattılar.
- Ama o papağandı demişler. Tıpkı insan gibi konuşuyor o.
- Olsun demiş Hoca. O konuşursa bu da düşünür!
 
Yay Tutarsa
Kimi insanlar olmayacak hevesler peşinde koşup durur. Nasreddin Hoca böylelerine bir ders vermek istemiş bir gün. Elinde koca bir bakraç yoğurt mayasıyla gölün kenarına gelmiş. Başlamış kaşık kaşık dökmeye:
- Ne yapıyorsun hoca? Demişler.
- Göle yoğurt mayası çalıyorum, demiş kıs kıs gülerek.
- Olur mu demişler, göl yoğurt mayası tutar mı hiç?
Hoca cevabı yapıştırmış tabii:
- Ya tutarsa....
 
Buzağının Anası
Bir buzağı Hoca'nın bostanını harap etmiş. Ne var ne yok tepelemiş yaramaz buzağı. Hoca'nın fena halde canı sıkılmış. Eline bir sopa geçirmiş, buzağının anası olan ineği kovalamaya başlamış:
- Yahu demişler, bostanını buzağı harap etti. Sen anasının peşinden koşuyorsun...
- Bilmez gibi konuşmayın demiş hoca. Çocuk ne öğrenirse anasından, babasından öğrenir...
 
İşte Ayaklarınız
Üç dört çocuk ayaklarını suya sokmuş oynarlarken Nasreddin Hoca'nın yanlarına doğru geldiğini görmüşler. Bir muziplik düşünmüşler hemen:
- Aman hocam diye bağırmış birisi. Ayaklarımız birbirine karıştı. Bir türlü bulamıyoruz.
- Ya demiş, Nasreddin Hoca, ben şimdi bulurum onları.
Eline geçirdiği sopa ile başlamış su içindeki ayaklara vurmaya.
Çocuklar zıplayıp kalkmışlar sudan. Hoca gülmüş:
- Tamam mı demiş, herkes ayağını buldu mu şimdi?.
 
Hırsızın Hiç mi Suçu Yok?
Bir gün Hoca'nın eşeği çalınmış. Can sıkıntısı içinde durumu komşularına anlatınca her kafadan bir ses çıkmaya başlamış.
Birisi:
- Hocam demiş ne diye ahırın kapısına iyi bir kilit
Takmadın sanki?
Bir başkası:
- Evine hırsız giriyor da senin nasıl haberin olmuyor? Anlamadım hoca efendi diye konuşmuş.
Bir diğeri de:
- Hoca demiş, kusura bakma ama eşeğin çalınmasına en büyük sebep yine sensin. Çünkü doğru dürüst bir ahırın bile yok. Nereden baksan dökülüyor.
Hoca kızmış:
- Yahu demiş, iyi, güzel de kabahatin hepsi benim mi? Hırsızın hiç mi suçu yok?..
 
Ye Kürküm Ye
Hoca davet edildiği düğün ziyafetine gündelik elbiseleri ile gidince kimse kendine aldırış etmemiş.
Ne buyur diyen var, ne otur diyen. Canı sıkılmış
Hoca'nın. Bir koşu evine dönüp bayramlık kürkünü
Geçirmiş sırtına. Düğün yerine gelmiş. Onu Kürküyle görünce büyük bir saygı göstermişler. Baş köşeye oturtmuşlar. Önüne tabak tabak yemekler sıralamışlar.
Hoca kürkünün ucundan tutup çorba tasına daldırmış birden.
- Ye kürküm ye... Diye bağırmaya başlamış. Şaşırıp sormuşlar:
- Ne yapıyorsun hoca efendi, kürk yemek yer mi hiç?
Hoca cevabını vermiş sorunun:
- Mademki bütün saygı ve ikram kürküme yapılmıştır. Öyleyse yemeği de o yesin!
 
O zaman gör feryadı
Hoca eşeğini kaybetmiş ve arıyor, bu arada da neşeli bir türkü tutturmuş.
Birisi kendini sormaktan alıkoyamaz:
-Hoca Efendi, eşeğini kaybettiğini herkes bilirken, türkü söylemeni duymak eğlenceli görünüyor. Oysa kaybına feryat edip ağlaman beklenirdi!
-Son bir ümidim, aptal mahlûkun su küçük tepenin arkasında olabileceğidir, arkadaş. Eğer değilse, bekle ve gör o zaman sen bendeki ağlamayı feryadı!
 
Kim Suçlu
Bir keresinde, Hoca Akşehir’de ki mahkemeye kadı tayin edilir. Bir gün bir adam koşarak mahkemeye gelir ve Hoca'ya:
-Farz edelim iki inek mera da dövüştü ve biri oldu, Hoca Efendi. Öldürenin sahibi sorumlu tutulacak mıdır?
Adamın hilekar gözlerini fark eden Hoca dikkatliydi.
-Yerine göre, der, hüküm vermeden.
-Karar vermene yardımcı olabilir, Hoca Efendi. Senin inek benimkini oldurdu!.
-Bu halde, genel olarak bilindiği gibi inekler hayvandır. Hayvanlara sebep bağlanmadığından dolayı, kesinlikle sorumsuzlardır. Bu yüzden de, sahibi sorumlu tutulamaz!
-Özür dilerim, Hoca Efendi, dilim sürçtü. Benim inek seninkini oldurdu demek istemiştim!
Bu haber üzerine, Hoca’nın kani beynine sıçrar. Sakalını çeker, kalkar ve yeniden oturur.
-Bu ilk düşündüğümden daha karmaşık bir durum, der. Memurluğunun tüm ağırbaşlılığıyla katibine döner ve ekler "yanında ki rafta duran kara kaplı kitabi ver bakayım!"


Yorumlar (0)
13
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
En Çok Sevdiğiniz Renk Hangisi?
Namaz Vakti 19 Nisan 2021
İmsak 04:39
Güneş 06:12
Öğle 13:08
İkindi 16:53
Akşam 19:54
Yatsı 21:21
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Gaziantep FK 33 51
7. Hatayspor 33 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 33 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 31 70
2. Real Madrid 31 67
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 31 64
5. Villarreal 31 49
6. Real Betis 31 48
7. Real Sociedad 31 47
8. Granada 30 39
9. Levante 31 38
10. Celta de Vigo 31 38
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Osasuna 31 37
13. Cádiz 31 36
14. Valencia 31 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 31 27
17. Huesca 31 27
18. Real Valladolid 30 27
19. Elche 31 26
20. Eibar 31 23