İki Eski Dost

Yaşamadan bilemezsin...

İki Eski Dost

İki eski arkadaş yolda karşılaşmış birlikte yürümeye başlamışlar. Birisi kazandığı paraları nasıl harcadığını anlatırken diğerinin aklında yaşadığı zorluklar varmış. Ehh insanlik hali belli etmeden dinlemeye devam etmiş.

Tam bir köşe başına gelince yerde bir dilenci görmüşler. Para lafını ağzından düşürmeyen dilenciye bir oyun oynamak istemiş. Arkadaşı biraz kızar gibi olsa da işin sonunu merak ettiği için susmuş. Tam dilencinin önünden geçerlerken yere eğilip bir şey alır gibi yapmış avcunda gizlediği parayı yumruk yaparak dilenciye sormuş :


- Bu para senden düşmüş olmalı. Ne kadar olduğunu bilirsen senindir demiş. Dilenci bunu bilmesine imkan olmadığı için :
- Hele önce elini uzat da kalkmama müsaade et. Öyle düşüneyim demiş.
Adam elini uzatmış dilenci ayaklanmış. Üstünü başını silkelerken dilenci de elini yumruk yapıp :
- Galiba sen de bana ait bir şey var ve şu an elimde. Eğer ne olduğunu bilirsen değiş tokuş edebiliriz demiş.
Adam önce blöf yaptığını düşünse de kolundaki saatin yerinde olmadığını fark etmiş. Onu ayağa kaldırdığı esnada çaldırdığını anlamış. Saatini kurtarmak için :
- Tamam kabul. Ben bilirsem değiş tokuş edicez. Ama sen bilirsen hepsini alacaksın. Haydi ilk sen başla demiş dilenciye.
Dilenci biraz düşünüp söylemiş tahminini ama bilemediği için hakkını kaybetmiş. Parasını kurtaran adam kendinden emin bir şekilde dilenciye :
- Avucunda bir kol saati var hem de çok değerli demiş.

Dilencinin yüzü asılmış ve avcunu yavaşça açmış. Avcunun içinde sadece bir lokma ekmek varmış.
Adam çılgına dönmüş. Hemen polisi arayıp olayı anlatmış ve dilenciyi hırsızlıkla suçlamış. Dilenciyi didik didik arasalar da kol saatini bulamamışlar.
Dilenci adama dönerek :
- Şu dünyada sende bana ait olan tek şey bir lokma ekmek olabilir...
O da senin gönlünden geçerse... demiş.
Yaşadığı olayın etkisiyle eve dönen adam kol saatini banyoda bulmuş ve yaptığı hatanın farkına varmış. Ertesi gün özür dilemek ve kendini affettirmek için dilenciye gitmiş ancak ne dilenciyi ne de ona ait hiçbirşey bulamamış. Hayatının en pahalı dersini vicdanıyla ödediğini fark etmiş.
Hayat böyledir işte...
Hep bir lokma ekmek uğruna didinirken ;
Kiminin kendisi kiminin de yüreği fakirdir.
Yaşamadan bilemezsin...


YORUM EKLE