Artık Hiç Bir Şey Kanıtlamaya İhtiyacı Olmayan Bir Kadınım!

Hiçbir şey ispatlamamıza gerek olmayan zaman geldi. Bizi seven insanlar, erdem ve kusurlarımızı kabul ediyorlar. Onlar bizim mutluluğumuzu engellemiyorlar.

Artık Hiç Bir Şey Kanıtlamaya İhtiyacı Olmayan Bir Kadınım!

Sizin cesur ve enerjik bir kadın olduğunuza eminiz. İçsel huzurunuzu yakalamışsınız ve şimdi, artık kimseye hiç bir şey kanıtlamanız gerekmiyor. Artık, kim olduğunuzu biliyorsunuz.

Kendi değerinizi biliyorsunuz.

Kibar insanların bu dünyaya yaşamak ve yaşatmak için geldikleri söylenir. Bunu kişiliklerini kaybetmeden yaparlar. Aynı zamanda başkalarının da ruhlarının özgür kalmasına, haklarını korumalarına ve kendi yollarını takip etmelerine izin verirler.

Eleştirilme korkusu olmadan kendimiz olmamız kolay değildir. Dışarıdan gelen baskılar vardır ve biz de kendi arzularımıza ve sesimize sahip olduğumuz için yalnız kalmaktan korkarız.

Sizi bugünkü makalemizde bu konu üzerinde düşünmeye davet ediyoruz. Eğer kişisel özgürlük için halen bir adım atmadıysanız, bunu şimdi yapabilirsiniz.

Bu değişim uygulamaya değer bir değişimdir. Haydi kanatlarınızı açın ve mutlu olun. 

Kim olduğumu ve ne istediğimi biliyorum. Hiç bir şeyi kanıtlamaya ihtiyacım yok.
Kaç kere vazgeçtiğiniz şeyler için sessizce ağladınız? Sizi sevdiğini söyleyen insanların yarattığı hayal kırıklıkları oldu, siz onlar için her şeydiniz ama aynı zamanda sizi incitiyorlardı.

-Ailemiz veya eşimiz/partnerimiz bizi aşırı veya çok zor durumlara sokabilir.
Duygusal baskı veya başkalarını hoşnut etme zorunluluğu bizi kendimizden uzaklaştırır. Özgüvenimizi kırar geçer.

-Özgüvenimiz çözüldüğü zaman her şeyi kaybederiz. Adeta ufuk çizgisi kaybolur ve kendimizi artık tanımaz oluruz. Sevdiklerimizi ve değer verdiğimiz şeyleri unuturuz.

Kendimize “yeter” veya “artık sınıra ulaştım” dediğimiz zaman gelecek. Orada içsel barış olacak ve merkezimiz ile dengemizi bulacağız.

Kişisel denge sürekli bir şeyi kanıtlama ihtiyacını bir kere bıraktığımız zaman gelir.

Bir şey almadan sevgi sunarız ve acı çektiğimizde hafifçe gülümseriz. Herkesin olmamızı beklediği kişi olduğumuzu gösteririz ama gerçekte, tam da zıddını hissederiz.

Beni olduğum kişi için sev. Senden istediğim tek şey bu.
Eğer aşkı bir şekilde tanımlayabilseydik şöyle olurdu: Kişiliğimizi korumamıza izin veren bir insanla duygusal bağ kurma arayışı.

Ayrıca bize güvenlik, mutluluk ve kişisel büyüme sağlayan bir ilişki kurmak.

-Aşk hiç bir zaman bizi olmadığımız kişi olmaya zorlamamalı. Bir ilişki karşınızdakinin her isteğini yerine getirmeniz gerektiğinde ya da kendinizi istekli olmaya zorladığınızda samimi ya da dürüst değildir. Karşınızdaki kişinin aklındaki “kadın” imgesinde sıkışıp kaldıysanız, bu dürüst ya da sağlıklı bir ilişki değildir.

-Olgun ve gerçek aşk olduğumuz kişi için sevildiğimiz ve değerlerimizi, hayallerimizi ve düşüncelerimizi güçlendiren aşktır. Sınırlar yoktur; onların yerine ortak bir saygı ve beraber büyüme vardır.


Hayatımın ve yapmak istediğim şeylerin kontrolü bende.
Başkalarının isteklerine ve onların çeşitli kaprislerine uzun süre izin veriyor olabilirsiniz. Başkalarının iradesi, gerçekte kim olduğunuzdan tamamen vazgeçmenize neden olmuş olabilir.

Her ne kadar hiçbirimiz gerçekten özgür olamasak da, sahip olma hakkına sahip olduğumuz bir şey vardır. O da içsel huzur.

Hayatımız süresince, önemli olan şeyin farkına varacağımız zaman gelecektir. 
Artık sürekli uyum sağlamaktan bıkmış durumdayız. “Hayır” demek istediğimizde, kendi kendine çözülmesini arzu ettiğimiz sorunlarla karşılaşıyoruz.

Eninde sonunda artık yorgun düştüğümüz gün gelir. O zaman bu değişim başlar ve biz de kendimize şöyle söyleriz: “artık olmadığım biri gibi davranmak yetti.”

-Artık başkalarının söyledikleri beni sıktığında kafama takmayacağım. Kızgın veya üzgün olduğumda kabul edilebilmek için sessiz kalmayacağım.

-Artık her şey harika gidiyormuş gibi davranmayacağım.

-Mükemmel kadın, eş veya anne olmaya çalışmayacağım. “Bugün yapamam, kendime bir gün ayıracağım. Bugün kendime destek vermem gerek, her zaman sizin için yaptığım gibi” diyeceğim.

-Üzgün görünüyorken dünyaya karşı mutluymuş gibi yapmayacağım.

-Kendime bakma hakkım var. Kendi şeytanlarımla yüzleşme ve böylece onları düzene sokma hakkım var. Yapmak istediğim zaman kendimi değiştirebilirim.

Bir kadın olarak, kurallar olmaksızın, mutsuz olduğunuzda herkesi mutlu etmeye çalışmak zorunda değilsiniz.

Bunu yapabilirsiniz ve sonunda “yeter” diyebilirsiniz. Kişisel alanınız ve hayallerinizi gerçekleştirmek sizin en çok hak ettiğiniz şeyler. Kendinizden vazgeçmeyin. Aksine kendinize daha sıkı tutunun.




İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.