banner633

Minik Irmak'ın katili kendini böyle savundu...

Minik Irmak’ın katilinin cezası belli oldu

Minik Irmak'ın katili kendini böyle savundu...

banner636

MANİSA’nın Alaşehir İlçesi’nde 4 yaşındaki Irmak Kupal’ı tecavüz edip boğarak öldürdükten sonra cesedini gömdüğü gerekçesiyle tutuklu yargılanan Himmet Aktürk, ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 51 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, Irmak Kupal'ın dedesi Bekir Ilgaz, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Manisa, Aydın, İzmir, İstanbul, Diyarbakır, Kütahya, Antalya ve Ankara barolarını temsilen avukatlar hazır bulundu.

Hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 30 yıldan az olmamak şartıyla hapis cezası istenen sanık Himmet Aktürk, duruşmaya tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile katıldı.

Mahkeme Başkanı Remziye Güldür, sanık Aktürk'e hakkında adli tıptan akli dengesinin yerinde olduğuna dair rapor geldiğini hatırlatarak rapora ilişkin görüşünü sordu.

Sanık Aktürk, raporu kabul etmediğini belirterek "Beni hastaneye götürdüklerinde sarı binadan hatırladım. Ben 1987 yılında orada tedavi olduğum aklıma geldi. Benim sadece adımı sordular, bana bir şey yapmadılar. Ben ne iş yaptığımı bile bilmiyorum. Düşünüyorum ama hatırlayamıyorum. Yaptığım çok şeyi hatırlamakta güçlük çekiyorum. Tedavi olmak istiyorum, hastayım bana yardımcı olun." dedi.

Babasının kendisine kötü muamele yaptığını, dövüp işkence ettiğini ileri süren Aktürk, "Ne yaptığımı hatırlamıyorum, kendimi bilmiyorum. Nasıl yaptığımı hatırlamıyorum." diye konuştu.

Mahkeme Başkanı Güldür, Aktürk'ün savcılıktaki ifadesini, maktul Irmak Kupal'ın dedesi Bekir Ilgaz'ı salon dışına çıkarttıktan sonra okuttu.

"Öyleyse 'unutamayacağı' bir ceza verilsin"

Kupal ailesinin avukatı Bilgehan Noyan ise sanığın yaptıklarını unuttuğunu söylediğini, kendisine unutamayacağı şekilde en üst sınırdan ceza verilmesini ve indirim yapılmamasını talep etti.

Duruşmada Savcı Gökhan Şekeryapan'ın esasa ilişkin mütaalasını vermesinin ardından mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. 
Mahkeme Başkanı Remziye Güldür, aranın ardından sanık Himmet Aktürk hakkında, suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla çocuğu, beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi kasten öldürme suçundan 51 yıl hapis ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildiğini belirtti.

Davaya müdahil olan avukatlar, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ile Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri, duruşma sonrası adliye binası önünde açıklama yaptı.

TV PROGRAMINDA İTİRAF ETMİŞTİ

Alaşehir'de 14 Ekim 2016 tarihinde meydana gelen olayda 4 yaşındaki Irmak Kupal, komşuları Himmet Aktürk tarafından cinsel istismara uğramış ardından vahşice öldürülmüştü.  Himmet Aktürk evinin önünde oynarken kaybolan ve yapılan aramalarda izine rastlanamayan Irmak Kupal'ı tecavüz ederek öldürdüğünü katıldığı bir televizyon programında itiraf etmiş ve ardından da tutuklanarak, cezaevine gönderilmişti. 

4 yaşındaki Irmak Kupal'a cinsel istismarda bulunup vahşice öldüren Himmet Aktürk görülen ilk duruşmada Aktürk kendini böyle savunmuştu.

Manisa'nın Alaşehir ilçesinde 4 yaşındaki Irmak Kupal'ın öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Duruşmaya ağırlaştırılmış müebbet ile 30 yıldan az olmamak şartıyla hapis cezası istenen tutuklu sanık Himmet Aktürk, SEGBİS sistemi yoluyla katıldı.

Irmak Kupal'ın dedesi Bekir Ilgaz'ın hazır bulunduğu duruşmaya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Manisa, Aydın, İzmir, İstanbul, Diyarbakır, Kütahya, Antalya ve Ankara barolarını temsilen avukatlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

Sanık Aktürk, ifadesinde eşinden ayrı ve 1 çocuk sahibi olduğunu, hurda toplayarak geçimini sağladığını söyledi.

"HASTAYIM TEDAVİ OLMAK İSTİYORUM"

Üzerine kayıtlı herhangi bir mal varlığının olmadığını belirten Aktürk, "Hastayım, tedavi olmak istiyorum. Ne olursunuz yardımcı olun. Babam beni dövdü, sokağa attı, istismara uğradım. Hastayım tedavi olmak istiyorum." dedi. 

Duruşmada barolar ve sivil toplum kuruluşlarının davaya müdahil olma talebi, Mahkeme Başkanı Remziye Güldür tarafından "suçtan zarar gören sıfatları bulunmadığı" gerekçesiyle reddedildi. 

Duruşmada konuşan dede Bekir Ilgaz ise anne ve babanın rahatsızlığı nedeniyle davaya katılamadığını, kendisinin davaya müdahil olarak kabul edilmesini talep etti.

Ilgaz, vekili olarak da davaya müdahil olma talepleri reddedilen 8 baro adına gelen avukatlar ile Kadın ve Demokrasi Derneği ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyelerini gösterdi.

Dede Ilgaz'ın talebi mahkeme heyeti tarafından oybirliğiyle kabul edildi. 

Duruşmada savcı, sanığın akli dengesinin yerinde olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesini talep etti.

"YATAMIYORUM, SIKILIYORUM"

Sanık Aktürk, "Yatamıyorum, sıkılıyorum, beni cezaevinden çıkarın. Bazen bilincimi kaybediyorum, rahatsızım diyorum inanmıyor musunuz?" dedi.  

Sanığın akli dengesinin yerinde olduğunu savunan müdahil avukatları ise tutukluluk halinin devam etmesini ve rapor alınmasına gerek olmadan yargılanmasına devam edilmesini talep etti.

Dede Ilgaz ise "Herhangi bir şeyi yok, numara yapıyor. Gereken ceza neyse verilsin." dedi. 

Mahkeme Başkanı Güldür, sanığın tutukluluk halinin devamına ve akli dengesinin yerinde olup olmadığına karar verilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine karar vererek davayı erteledi.

Alaşehir'de 14 Ekim 2016'da sokakta oynamaya çıkan 4 yaşındaki Irmak Kupal'dan haber alınamaması üzerine arama çalışması başlatılmış ancak bir sonuç elde edilememişti. Irmak'ı öldürdüğünü katıldığı televizyon programı sonrası itiraf eden zanlı Himmet Aktürk'ün ifadesi doğrultusunda Ilıca Mahallesi Sarıkız mevkisinde küçük kızın cesedi toprağa gömülü vaziyette bulunmuştu. 

Zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

Duruşma sonrasında dede Bekir Ilgaz ile birlikte davaya müdahil olan baro üyesi avukatlar ve sivil toplum kuruluşu üyeleri açıklama yaptı.



Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.