Koalisyon turu öncesi konuştu!

Başbakan Ahmet Davutoğlu, bugün başlayacak koalisyon görüşmeleri öncesi Kılıçdaroğlu'na mesaj verdi.

Koalisyon turu öncesi konuştu!

Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti ile koalisyon olsa bile kabineye girmeyebileceğini söyleyen Kılıçdaroğlu'na Saraybosna dönüşü uçaktan böyle seslendi:

"Ciddi ortaklık birlikte yürümeyi gerektirir. Elini taşın altına yarım koyan taraf kaybeder. Yarım tutulan her iş şüphe uyandırır, yarım tutulan işten hayır gelmez."

Davutoğlu, koalisyon görüşmeleri öncesinde Cumhurbaşkanının “yasal sınırlarına çekilmesi” gibi ön şartlar konusunda ise net konuştu. Davutoğlu, “Cumhurbaşkanımızın meşruiyetini ya da saygınlığını tartışmaya açmak baştan koalisyon müzakerelerini sabote etmek olur” dedi.

Koalisyon görüşmelerinin ilk turu bugün başlıyor. İlk olarak CHP'nin kapısını çalacak olan Davutoğlu, koalisyon için farklı açıklamalar veren Kılıçdaroğlu'na kritik mesajlar verdi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Srebrenitsa katliamı törenlerine katılmak için gittiği Bosna’dan dönüşünde gazetecilerin sorularını cevapladı. Davutoğlu’nun gazetecilerin sorularına verdiği cevaplar şöyle:

BEN AYNI HATAYA DÜŞMEM

- Kılıçdaroğlu, ‘ortaklık olsa da kabineye girmeyebilirim’ dedi. Böyle bir şeye nasıl bakarsınız?

Önce sürecin yöntemine bakalım, sonra hükümetin yöntemine bakarız. Bu bir aylık süreçte olmasını doğru görmediğim şey; müzakere masasında konuşulacak konuların önceden karşı tarafa duyuracak şekilde (karşı taraf biz oluyoruz) basın önünde konuşulması. 8 Haziran’dan bu yana benim tek bir çelişkili açıklamamı görmezsiniz. Birisi desin ki; Davutoğlu, koalisyon için şu gün olabilir dedi, bugün olmaz dedi. ‘Şöyle yaparım’ diye şart koştu. Meclis Başkanlığı seçimi bu yöntemin başarısıdır.

Biz başka partilerin adayları hakkında konuşmadık, başka partilerin tercihleri öyle olsun böyle olsun demedik. Diğer partiler ise büyük beklentiler oluşturdular (Sayın Baykal için CHP), bloktan bahsettiler. Beklentiler olmayınca da birbirleri ile tartışmaya girdiler. MHP’nin daha ilk geceden ‘ben koalisyonun parçası olmayacağım’ demesi, iki gün önce ile iki gün sonra yaptığı açıklama arasında farklı kanaatler sergiledi. CHP’nin ‘blok’ demesi, ‘dönüşümlü başbakanlık’ demesi, şimdi ‘başbakan yardımcısı olmayacağım’ , ‘kabineye girmeyeceğim’ demesi... Bunlar aslında netice almak isteyen bir siyasetçinin yapmaması gereken şeyler. Çünkü kendi alanınızı daraltıyorsunuz. Ben aynı hataya düşmem. Ben onu Sayın Bahçeli ile Sayın Kılıçdaroğlu ile konuşurum.

YARIM TUTULAN İŞTEN HAYIR GELMEZ

- Kılıçdaroğlu olmazsa olmaz der misiniz?

Ciddi ortaklık birlikte yürümeyi gerektirir. Münhasıran bunu kastederek söylemiyorum ama elini taşın altına yarım koyan taraf kaybeder. Yarım tutulan her iş şüphe uyandırır, yarım tutulan işten hayır gelmez. Ben bir sorumluluk alacaksam yetkisini de almak isterim. Yetkisini aldığım her şeyin de hesabını veririm. Yetki-sorumluluk dengesi sağlanılmazsa hiçbir siyasi süreçten başarı alınmaz.

- Neden, ‘Koalisyona en az ihtiyaç duyan parti Ak Parti’dir’ dediniz?

Öncelikle ciddi bir koalisyon için çalışacağız. Ama diyelim olmadı ve erken seçim gerekti. Tek parti iktidarına en yakın kim? Diğerleri her halükarda yeni bir seçimden sonra da koalisyon düşünecekler. Realist olmak lazım. Dolayısı ile bizim iyi niyetle ‘hükümet kurmak istiyoruz’ diye irade beyan eden açıklamalarımızdan kimse bir zaaf üretmemeli.

BOŞNAK KADININ DUASI:

Allah Türkiye’yi dünyaya egelen kılsın

Srebrenitsa katliamı anma törenleri) Dördüncü katılımım. tabutları da taşıdık birlikte. Alandan ayrılırken 79 yaşında, tekerlekli sandalyede. bir kadın seslendi: ‘Hep size dua ediyoruz, Allah, Türkiye’yi Avrupa’ya , dünyaya egemen kılsın. Üç oğlunu kaybetmiş, evine kadar yürüdük. Evde de sohbet ettik. Çok etkileyici. Herbirinin hikayesi ayrı.

HALK SAĞLAM HÜKÜMET GÖRMEK İSTİYOR

- Kaç turda hükümet kurulur veya bu iş olmayacak deyip, görevi iade edersiniz?

Keşke mümkün olsa bir iftar sofrasında bütün liderler oturabilsek. İşte orada nezaket olurdu. Ben memnuniyetle ev sahipliği yapmak isterdim. İlk turda, liderlerin gerçek pozisyonun ne olduğunu anlamaya çalışacağım. Sayın Kılıçdaroğlu’nun söylediği ‘Sayın Başbakanı dinleyeceğiz ona göre karar vereceğiz’ açıklaması yanlış. Bu bile pasif bir tutum, ülkenin aktif bir tutuma ihtiyacı var. Görev benim, doğru. Ama hükümet birlikte kurulacak. Oturacağız konuşacağız. Önce bir irade var mı hükümeti kurma konusunda? O iradenin dozuna göre ikinci adım psikolojik bariyer varsa onları kaldırmak. İkinci tur demiyorum. Aynı görüşmede de olabilir. Müzakerenin yüzde 60-70’i psikolojik faktörlerle ilgilidir. Koalisyonda farklılıklar olabilir ama dışarıda halk sağlam, kenetlenmiş bir hükümet görmek istiyor. Esas olan karşılıklı güveni hissetmek ve el ele tutuşmak.

CUMHURBAŞKANI’NI SORGULAMAK SABOTAJDIR

- Kırmızı çizgileriniz var mı?

Bütün partiler kırmızı çizgiler açıkladılar. Bir tek Ak Parti’den böyle şeyler duymadık. Ben iktidar olduğumuz an yapacağımız ilk on maddeyi saydım. Ama dediğim gibi bunlar katı maddeler de değil. Hükümet kurarken dış politikada, siyasette, eğitimde ne yapacağız her şeyi konuşuruz. Ama Cumhurbaşkanımızın meşruiyetini ya da saygınlığını tartışmaya açmak baştan koalisyon müzakerelerini sabote etmek olur.
Güncelleme Tarihi: 13 Temmuz 2015, 09:09

YORUM EKLE