Türkiye’nin gerilerde olduğu ‘buluş’un sergisi de ilgi görmedi

Ankara Patent Bürosu Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Kaan Dericioğlu, Türkiye’nin dünyada rekabet gücü endeksinde 59’uncu sırada yer aldığını söyledi. Dericioğlu, “Ülkemiz 16. büyük ekonomiye sahip, fakat rekabet gücü endeksinde...

Türkiye’nin gerilerde olduğu ‘buluş’un sergisi de ilgi görmedi
Ankara Patent Bürosu Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Kaan Dericioğlu, Türkiye’nin dünyada rekabet gücü endeksinde 59’uncu sırada yer aldığını söyledi. Dericioğlu, “Ülkemiz 16. büyük ekonomiye sahip, fakat rekabet gücü endeksinde 59’uncu sırada. Bu yıl rakam 46’ya yükselmiş. Rekabet gücü çok önemli bir şey.” dedi. 133 yıldır ülkede hiçbir patent kanunun TBMM’nden geçmediğini ifade eden Dericioğlu, sadece 2 ceza kanunu ve 1 kararnamenin varlığına işaret etti. 20 yılda DPT’de hazırladığı bu yasaların Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini belirten Dericioğlu, buna rağmen ülkenin Uluslararası Patent Enstitüsü ve benzeri birçok kuruluşa üye olduğunu açıkladı.

Adana Üniversite Sanayi Ortak Araştırma Merkezi (ÜSAM) ve Ankara Patent Bürosu işbirliğiyle düzenlenen “Siz de buluş yapabilirsiniz” temalı sergi Çukurova Üniversitesi Mithat Özsan Amfisi Fuayesi’nde açıldı. Öğrenci, öğretim görevlisi ve sanayicilerin ilgi göstermediği programda Kaan Dericioğlu, hayatı kolaylaştıran ilginç buluşların yer aldığı sergideki ürünler hakkında az sayıdaki katılımcıya bilgi verdi.

Düzenlenen konferansta ise Dericioğlu, rekabet gücü endeksinde fikri hakların korunmasında Türkiye’nin 109’uncu sırada olduğunu vurguladı. En çok patent yapan bir şirkette çalıştığına dikkat çeken Dericioğlu, “Buluş iddiasıyla gelen her 100 tasarımın 75’i buluş değil. Kalan 25’inde yüzde 75’e yakınının raporları var. Şu ananda Türkiye’de yaşayan patent sayısı 8 bin 330. Bu rakam Yunanistan’da 32 bin, Ukrayna’da 26 bin, Amerika’da 2 milyon. O zaman teknik bir soruna çözüm üreteceğiz ki bu ‘buluş’ sayılsın. Gözlem yapmadan buluş olmuyor. İhtiyaçları ve doğayı takip edip inovasyon yapmamız lazım.”şeklinde konuştu. Düşünen varlık olarak insanın aklını kullanarak fikirler üreten tek canlı olduğunu dile getiren Dericioğlu, toplumda buluş yapmak için bir cevherin bulunduğunu ancak ‘her şeye rağmen bir türlü helvanın yapılamadığını’ bildirdi.

HAYAL ETMEK BİLGİDEN DAHA ÖNEMLİDİR

ÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Fenercioğlu da ünlü bilim adamı Albert Einstein’nin “Hayal etmek, bilgiden daha önemlidir.” sözünü hatırlattı. Hayal edilmeyen bir şeyin düşünülmesinin ve gerçekleşmesinin mümkün olmayacağının altını çizen Fenercioğlu, “Buluşçuluğun geliştirilmesinde toplumdaki yerleşik bazı deyimlerin ve anlayışların değişmesi gerekir. Örneğin; hayalperes olma, icat çıkarma, eski köye yeni adet getirme gibi ifadelerin tam tersi söylenmeli. Her buluş düşünmekle başlar.”diye konuştu.

BULUŞÇULUKTA TÜRKİYE PARLAK NOKTADA DEĞİL

Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Sadi Sürenkök ise özgürlüklerin tartışmalı olduğu ülkelerde buluşların da varlık gösteremeyeceğini kaydetti. Bu noktada Türkiye’nin parlak bir noktada olmadığını vurgulayan Sürenkök, şöyle devam etti: 125 ülke içinde İran buluşlarda 105. olmaktan kurtulamıyor. Maalesef 80. sıradayız. Türkiye ve Kore kalkınmaya aynı dönemde başladı. 60 yıl geçti. Güney Kore, bugün dünyanın saygın ülkelerinden. Oysa bu ülke dört kez askeri darbelerle sarsıldı. Kore dünyanın buluş kapasitesine sahip 11. ülkesi. Araştırmalara en yüksek pay ayıran 10’nuncu devlet. Kişi başına Ar–Ge 214 dolar, Türkiye’de ise 17,5 dolar. Çocuklarımıza ‘başımıza icat çıkarma’ demeyin.”

Adana ÜSAM Başkan Yardımcısı Mehmet Altıok ‘buluşu’ yeni bir ürün veya ‘yöntem’ olarak tanımladı. Her insanın biraz buluşçu olduğunu ifade eden Altıok, birçok buluşun insanların düşleri sonucu ortaya çıktığını söyledi. Bu nedenle hayal gücü sınırlarının her zaman geniş tutulmasını isteyen Altıok, şunları söyledi: “Hayatımızı etkileyen birçok buluş, binlerce yıllık geçmişe sahip. Ekonomisi ve teknolojisine hükmedebilen bir ülke olmak için buluş yapmanın gerekliliği ortada. Özellikle üniversitelerin sanayi işbirliği ile yaparak buluş odaklı çalışmalara imza atması gerekir.”

YORUM EKLE