Büyük Türkiye hayalimiz bir gün gerçek olacak

AA Genel Müdürü Öztürk, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesindeki "Anadolu Ajansı ve Yeni Nesil Gazetecilik" konferansında, AA'nın 100. yıl vizyonunun önemini anlatarak ''Büyük Türkiye hayalimiz bir gün gerçek olacak'' dedi.

Büyük Türkiye hayalimiz bir gün gerçek olacak
AĞRI

Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Müdürlüğü'nce Nezehat Çeçen Konferans Salonu'nda düzenlenen "Anadolu Ajansı ve Yeni Nesil Gazetecilik" konferansına katıldı.

AA'nın tanıtım filminin izlenmesiyle başlayan konferansta konuşan Öztürk, 1920'den beri Türkiye ve dünyadaki gelişmelere tanıklık ederek, not aldıklarını ve arşivlediklerini ifade etti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulmadan 17 gün, Cumhuriyet ilan edilmeden 3 yıl önce ajansın kurulduğunu anımsatan Öztürk, AA'nın İngilizce ve Fransızca olarak Anadolu'da nasıl bir mücadele verildiğini tüm dünyaya duyurduğunu kaydetti.

AA'nın bir zamanlar İngilizce ve Fransızca yayın yaptığını dile getiren Öztürk, zaman geçtikçe gücünün zayıfladığını, çok dilli yayından tek dilli yayına gerilediğini, içine kapanan küçük bir kurum haline geldiğini söyledi.

"O küçük kurum sonraki yıllarda ne olması gerektiği fikrini oturdu ve tartıştı. Anadolu Ajansı'nın nasıl bir ajans olması gerektiğini tartışarak bir tablo çıkardık" diyen Öztürk, AA'nın üretilen materyal bakımından diğerlerinin gerisinde olduğunu gördüklerini belirtti.

Çok dilde yayın

Öztürk, 5 yayın diline ulaştıklarını, Reuters hariç diğer ajanslarla eşit hale geldiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bunu niye yaptık. AA, eğer Avrupa'nın en önemli 6. dünyanın en önemli 17. ekonomisi olan Türkiye'nin haber ajansıysa ona uygun bir ajansa sahip olmamız gerekir. Aksi taktirde dünyaya sesinizi duyuramazsınız. Sizin ülkenizin cumhurbaşkanını, başbakanını başka bir ülkenin ajansı tercüme ederek gönderiyor. Biz değiliz. Bu kritik bir konu. Sizin ülkenizin cumhurbaşkanını, başbakanını başka bir ülkenin haber ajansı tercüme ederek Ortadoğu'daki o gazeteye gönderiyor ya da Avrupa'ya İngilizce, Fransızca olarak, Balkanlara Boşnakça olarak... Bu stratejik konu bizim açımızdan olmaması gereken bir şeydir. O nedenle adına 100. yıl vizyonu dediğimiz bir proje hazırladık. AA'nın yüzüncü yılında dünyanın en önemli 5 ajansından biri olması gerekir. Eğer iddia sahibi bir ülkeyseniz her konuda iddialı olmanız gerekir. Büyük ülke olmak böyle bir şeydir. Bu projeyi o nedenle hazırladık ve yola çıktık. Dünyanın her tarafında ofis açmamız gerekiyor, 80 ülkede ofis açacağız. Şu anda 50 ülkede muhabirimiz var. 100. yılı tamamladığımızda dünyayı ana merkezlerden yöneteceğiz."

Çözüm süreci

Şu anda dünyanın en büyük haber merkezinin Ortadoğu olduğunu, Ortadoğu'ya hakim olunduğunda dünyaya hakim olunacağını anlatan Öztürk, şöyle konuştu:

"Sadece bir yıl önce Arapça servisini kurduk. Bir yılda, Anadolu Ajansı Ortadoğu'da en önemli 5 ajanstan biri oldu. Bu yılın sonunda AFP'nin 44 yıl önce kurduğu Arapça servisini, Reuters'in 25 yıl önce kurduğu Arapça servisini, AP'nin 15 yıl önce kurduğu Arapça servisini geçmiş olacağız. Sebebi, büyük Türkiye Ortadoğu'nun da kalbini fethetmiştir. Gittiğimiz her yerde kapı bize açılıyor. Gittiğimiz her coğrafyada Kahire'de de, Fas'ta da atalarımızın bıraktığı mirası görüyoruz. Bir camiyi, bir medreseyi, bir şadırvanı, bir yolu görüyoruz. Doğru izler sıcacık tutmuş bizim sevgimizi. 100 yıl önce koptuğumuz o topraklara döndüğümüzde kapılar açılıyor, kollar açılıyor, bize sarılıyor insanlar. Gücümüz buradan geliyor. O yüzden bu sorunu çözdüğümüzde büyük Türkiye'yi hiç kimse tutamayacak. Türkiye olarak şu anda 10 yılda, 15 yılda ayaklarımızda prangayla koşarak bugünlere geldik. Avrupa'nın 6. büyük ekonomisiysek terör sorunu, Kürt sorunu ve geri kalmışlık problemleriyle geldik. Bu ağırlıklardan kurtulduğumuzu bir düşünün, ne kadar hızlı koşacağız. Hepimizi ilgilendiriyor."

Büyük Türkiye hayalimiz bir gün gerçek olacak

Konunun özellikle üniversite öğrencilerini daha çok ilgilendirdiğine dikkati çeken Öztürk, şunları kaydetti:

"Çünkü bu kadar güçlü olmamızı istemeyen dışarıdan birileri üniversitelerde kavga çıkarmaya çalışıyorlar. Çok şükür İbrahim Çeçen Üniversitesi'nde barış ortamı var, huzur ortamı var. Diğer üniversitelerimizde bunu yapmaya çalışıyorlar, ama eminim ki bunu başaramayacaklar. Bizim mayamızda ne Kürtle ne Türkle bir kavgamız var. Ben Kafkasya'dan göçmüş bir babanın çocuğuyum, annem bu bölgenin Kürt kızı. Ben bu toprağın ürünüyüm. Kim beni ayırabilir, hangi tarafımı bir tarafa çekip kopartabilir. 'Kürt tarafımı mı? Türk tarafımı mı?' Yapamazlar, yapamayacaklar. O yüzden büyük Türkiye hayalimiz bir gün gerçek olacak. Bu topraklar zor topraklardır, iddialı insanların toprağı aynı zamanda, imparatorluk kurmuş insanların toprakları. Biz böyle kurduk imparatorluğu, cumhuriyeti... Birbirimizle evlenerek kurduk. Şimdi bu barış ortamını zedelemek isteyenlere, üniversiteli çocuklarımızın vereceği cevap var. 'Biz büyük Türkiye'nin çocuğuyuz, biz birbirimizi de seviyoruz. O yüzden kavgaya kapımız açık değil.' 10 sene sonra Ağrı'ya yeniden geldiğimizde daha müreffeh bir Ağrı görmek istiyoruz. Daha güzel bir Ağrı görmek istiyoruz. Çocuklarımızın gözlerinde daha çok parlaklık istiyoruz, daha çok umut istiyoruz. O yüzden de yolumuz uzun, zor ama başaracağımıza eminiz. Çünkü bizim damarımızda öyle bir kan akıyor ki, dünyada da pek kimse de rastlanmaz. Her milletin karıştığı bir kan, bizi yaşatan kan budur."

Konferansın sonunda Rektör Vekili Prof. Dr. Mehmet Biber, Öztürk'e plaket takdim etti.

Öztürk'ün ziyaretleri

Ağrı Valisi Mehmet Tekinarslan'ı da makamında ziyaret eden Öztürk, Anadolu Ajansı'nın çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.

Vali Tekinarslan da Ağrı'da 7-8 aydır görev yaptığını ifade ederek, "Anadolu Ajansı'nın habercilik performansını takdir ediyorum. Sahip olduğu misyon gereği doğru, güvenilir, tarafsız bir haber servisi yapıyor arkadaşlarımız" dedi.

Ağrı'nın halihazırda çok huzurlu bir ortamı olduğunu anlatan Tekinarslan, şunları kaydetti:
"İnşallah hiçbir silahın kimseye doğrultulmadığı, kimsenin kimseye pusu kurmadığı, kamu tesislerinin sabotaja uğramadığı, insanların güven içinde işine, eğitimine gittiği ve girişimcinin rahatlıkla geldiği, gezmek isteyenlerin dağlarımızda rahatlıkla gezdiği günlere kavuşmanın arzusu içerisindeyiz ve ümidimiz çok yüksek bu konuda. Ajans olarak da bu konuda sizin yaptığınız faaliyetlerin farkındayız ve minnettarız. Gerçekten burada yapılmak istenenin doğru aktarımı çok önemli. Çok çeşitli faaliyetler ve toplantılar yapılıyor ancak bu Anadolu Ajansı'nın aktarımıyla verildiği zaman insanlarımızın da kafası bulanmadan bu süreci en sağlıklı şekilde izliyorlar. Anadolu Ajansı'nın bu süreçteki rolünün de çok değerli olduğunu ifade etmek istiyorum."

Ziyaret sonunda Vali Tekinarslan Öztürk'e Ağrı albümü ve Nuh'un gemisi maketini hediye etti.

Öztürk de "Ocak-Mehmetçiğin Dünyası" kitabı ile AA logolu şekerlik verdi.

Belediye Başkanı Hasan Arslan'ı da ziyaret eden Öztürk, bir süre sohbet etti.

Ziyarette Arslan, Öztürk'e çini işlemeli plaket sundu.

YORUM EKLE